Şehitler ve yoksullar aldı aklımı

Yüzü cennet nakışı.

Kaşı, gözü, gülüşü gökyüzü.

O karlı dağların tepesinde.

Kuş uçmaz kervan geçmez tepede.

O ot bitmez kayalıklar arasında.

Uyusa yılanların paçasından gireceği kırsal arazide.

Kalleş kurşunların havada uçuştuğu bölgede.

Operasyonun en sıcak noktasında.

Pençe Kilit’in anahtarlarının kör kuyulara düştüğü yerde.

Ölüme ramak kala.

Sorduğu soruya bak.

Karnının açlığını, bedeninin üşüdüğünü bırakıp da geride.

O tek aklına takılan,

Kendisini meşgul eden mesele.

Hafızlık arkadaşından acil beklediği cevap.

Uzman Çavuş Serkan Taşçı’nın hayati önem verdiği soru, kimileri için çok uzak bir yer.

Namaz ülkesi.

Şehit, o ülkenin sınırlarında secde dağlarında dolaşmakta.

Arkadaşına attığı mesaj;

“Abi namazları teyemmüm ile kılıyoz da üzerimiz çok pisleniyor, sıkıntı olmaz dimi, imkânlar kısıtlı çünkü.”

İmkânlar kısıtlı.

Su yok.

Belki de matarasında sadece içecek su vardı şehidin.

Elini yıkayacak kadar bile bulunmayan su ile abdest alamazdı.

Dağın toprağı ile almaktaydı teyemmümünü.

Yine de içinde bir şüphe acaba namazı olmakta mıydı?

Ah şehid,

Ben nasıl bakarım senin o cennet güzeli yüzüne.

Nasıl hesap veririm o tertemiz kanını verdiğin bu cennet vatanda olanlara.

Olabilenlere.

Çok para kazanmak için LGBT zehri ile sosladıkları klipler çekebilen.

Bu güzel vatanın dört bir yanından gelip de.

Kara sevdalı olduğu yurdu için canını verebilen,

Gül yüzlü şehitlerden ar etmeden,

Çirkin emellerini ufuklarımıza germek isteyenlere karşı

Utandım şehid senden.

Senin teyemmümle kıldığın efsunlu namazlardan ar duydum.

Başım eğildi.

Dün Twitter’de yoksul bir aile ile alay ettiler.

Dışarıda yemeğe çıkardığı eşi ve çocuğunu çekip paylaşan baba ile dalga geçebildiler.

Belki de hayatının en mutlu günüydü.

Ne zamandır düşündüğü ama parasızlıktan hep ertelemek zorunda kaldığı dışarıda o gariplere bir yemek yedirme düşünü gerçekleştirmişti.

O kadar mutluydu ki baba.

O genç yaşta kırışmış yüzünde bütün dişleri ile gülümsüyordu.

O hayatının en coşkulu gününü, evlad-ı ıyali için bir şeyler yapma mutluluğunu da çok görüp o genç baba ile de alay ettiniz ya.

Ne diyeyim size.

Çalıp çırpmadan, kimseleri kandırmadan, mazlumların hakkını yemeden emekçi kardeşim; belki de inşaatın ameleliğinde mesaiye kaldı, daha çok çalıştı, helal rızık kazanıp, o sahneyi ailesine yaşatabilmek için.

Sizse her zaman yaptığınız gibi o sevinci de yoksullara çok gördünüz.

Şehitler ve yoksullar;

Nasıl bakacağız, sizin cennet gülüşler saçılan gül renkli yüzlerinize.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.