İstikbalimizin Son sınırı Cennet Olsun

1968-1978 neslinden, o günlerde ünlü bir bürokrat hatırat yazmış.
Bir yerinde her bakanlık değişiminde sağcı bürokratlar kızağa alınır, solcular getirilir, sağcı bakan geldiğinde, solcu kızağa çekilir, aynı sağcı aynı göreve getirilirdi.

Sağcı ve solcular olarak kendi aramızda konuşmadan, birbirimize saygı gösterimi de yapmadan, birbirimizi kollardık” anlamında yazmış. Aslında ikisinin de bildiği aynıydı.

Aynı soruna aynı çıkış yolunu Batılılardan veya Batılıların yazdıkları kitaplardan not alarak sınıf geçip diploma almışlardı.

Ortanın solunda oturanlarla, ortanın sağında oturanların her ikisi de, onları eğiten öğretim üyeleri de “Orta yol” a aykırılıkta birleştirilmişlerdi.
Değişen bir şey yok.

Meclis adalet komisyonunda görev alan her partiden milletvekilleri, madde metni hazırlanırken, çıkacak maddede bir kelime bile olsa Avrupa kriterlerine aykırılık olup olmadığına dikkat etmeye devam ediyorlar.
Milli Eğitimde, en yetkili yerde, aynı yöne dönen sağcılarımız, Kur’an-i Kerim dersleri, matematik, İngilizce, kimya, fizik gibi zorunlu dersler olsun, kararını neden alamazlar?

“Eeee seçmeliye bile öğrenci bulmakta zorluk çekiyoruz” mazeretinin arkasına sığınmayın. Kar yağdığı gündüzün akşamında, akşam saatlerinde valilikten “Yarın okullar, kar nedeniyle tatildir” haberini aldıklarında sevinmeyen öğrenci var mı?

Üç ay yaz tatilini az gören öğretmenlerden, kaç tanesi koronavirüs hastalığı tatillerinden rahatsız oldu?
Bütün bakanlıklar, kendi yükümlülükleriyle işlenen suçları ve ceza alanların sayısını bir yayınlasınlar, rakamlar ne olur bir bakın.

Ana sınıfına tertemiz kaydedilen bir çocuk, lise ve üniversite bitirdiğinde diploma töreninde günah ölçer bir alet olsa da üniversitenin çıkış kapısında son rakamı görsek de demiyorum.

Çünkü Settar ve Ğaffar olan Rabbimiz, hem tenimizdeki hem canımızdaki hoş olmayanları gizlemiş.
Karnımızda taşıdığımızı tuvalete boşalttığımızda kokusundan rahatsız oluyoruz ama onu karnımızda incecik bir zarla Rabbimiz gizleyiverdiği gibi bize faydalı olduğunu da doktorlarımız anlatıveriyorlar.
Günahlarımız da kayıtlı ama o kayıtları okuyacak bir makine icat edilmedi.

Biz de, önce kirlenmemeye dikkat edeceğiz.
Okullarımıza ve öğretmenlere, böyle bir görev de verilmiş değildir.
Hatta derslerin çoğunluğu kişiyi materyalist yaptığından elli lira için dünyadan değerli cana kıyıveriyor da yakalanıncaya kadar pişmanlık da duymuyor.

Bu konuları düşünürken hep Sevgili Peygamberimizin şu hadis-i şerifini hatırlıyorum:
“Yakın bir zamanda, Müslüman’ın, fitnelerden korunmak için diniyle birlikte kaçtığı dağ başlarında ve yağmur yağan vadilerde en hayırlı malı, koyunudur” (Buhari, Sahih, K. İman, bab 11)
Arıya, dağ başlarında, kayalıklarda, kovanlarda bal yapmasını vahyettiğini haber veren Rabbimiz (Nahl 16/68), aslında yarattığı her şeye, neyi nasıl yapacağını öğretmiş ki, dünya yaratıldığı günden beri koyun, süt vermeye, yavrusunu bin bir yavru arasından tanımaya, et üretmeye, uysallık öğretmeye… devam ediyor.

Ama anasından İslam fıtratı üzerine doğan çocuk, yılda birkaç milyon insan öldürmeden başkan seçilemeyen Biden, Putin, Jinping …gibi aileden, çevreden ve okuldan aldığı eğitimle canavarlaştırılıyor.
Rabbimiz bunu şöyle haber verir:

“Sonra onların izleri üzerinde artarda peygamberlerimizi gönderdik. Arkalarından Meryem oğlu İsa’yı gönderdik. Ona İncil’i verdik. Ona uyanların (Nasara’nın) kalplerine şefkat ve merhamet koyduk. Uydurdukları ruhbanlığa gelince, biz onu onlara yazmadık. Allah’ın rızasını aramak için yaptılar. Fakat buna da hakkıyla riâyet edemediler. Onlardan iman edenlerin mükâfatını verdik. Onların birçoğu ise fasıktır.” (Hadid Süresi, Ayet 57/27)

En yırtıcı hayvan bilinen aslan, karnı doyunca gözünün önünden geçen ceylana bile yemek için bakmazmış ama bozulan insanlar insan öldürmede yarış yapıyorlar.
Gücümüzle orantılı eğitime devam edelim.
Bu günlerde evinizden ezan sesi eğlen camiye çocuklarınızı gönderin.
İmama bahane bulmayın.

Kapitalizmin kasası olan bankalarından, maaşınızı alırken sahiplerine bahane buluyor musunuz?
Çocuklarınızın istikbalinin sonu olarak üniversite diploması ve bol maaşlı bir yer olarak görmeyiniz.
Oralardan da geçerek cennete layık olması için gayret gösteriniz.
Önce niyetinizi düzeltmek için çalışınız, Rabbim size yollarını gösterecektir.
“Uğrumuzda cihat edenlere elbette yollarımızı göstereceğiz. Muhakkak Allah, ihsan yapanlarla beraberdir.” (Ankebut Süresi, Ayet 29/69)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.