Kapıda Bekletmeye Yeni Kılıf Mı?

AB’nin Türkiye’yi üyeliğe almak gibi kısa döneme dönük bir planının olmadığını, sadece ülkemizin kapıda bekletilmesini, ama içeri alınmamasını siyaset olarak belirlediklerine sık sık dikkat çekiyorum. Hemen belirteyim ki bu davranışı da sürpriz olarak görmüyorum. Haçlı Birliği olarak kurulmuş olan Avrupa Birliği eğer bu yaklaşımından vazgeçmemiş ise Türkiye’yi aralarına almamalarının yadırganacak bir yanı da yok. Bundan AB’nin de bir rahatsızlık duymadığı, Türkiye ile ilgili kararlarını Yunanistan’ın iddiaları çerçevesinde verdiklerini, bölgemizde sürekli olarak ortamı geren taraf Yunanistan olduğu halede son AB Liderler Zirvesi’nin ardından yayınlanan Bildirinin sonuç bölümünde Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki eylemlerinden endişe duyduklarını dile getirerek sanki Akdeniz ve Ege’de ortamı geren taraf Türkiye gibi bir hava oluşturdular. Bu da gösteriyor ki, AB için önemli olanın Türkiye’nin tam üyeliği değil.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından eski Varşova Paktı üyesi ülkelerin büyük bir bölümünün Birliğe üye olarak alınmasına karşılık Türkiye’nin kapıda bekletilmesi de gösteriyor ki, son olarak gündeme getirilen, “Avrupa Siyasi Topluluğu” yaklaşımına Türkiye sıcak bakıyor olsa da kapıda bekletilme sürdürülecek. Çünkü liderlerin sonuç bildirisinde ülkemize yönelik suçlayıcı üslup bunu gösteriyor. Böyle olunca da Avrupa kuruluşlarına kademeli dahil edilme olarak gündeme getirilen, “Avrupa Siyasi Topluluğu” düşüncesi de ülkemiz açısından yeni bir durumun ortaya çıkmayacağını gösteriyor. Çünkü son liderler zirvesinde AB’ne aday ülke konumunda olan ülkelerin entegrasyonu gündeme taşındı. Böyle olunca da belli ki AB’ne üye olabilmenin yolu Haçlı boyası ile boyanmaktan geçiyor. Kaldı ki, bu boyanmanın sınırlarını da onlar belirleyecekler. Eğer öyle olmasa, Türkiye AB’ye üye olabilmek için yıllardan beri verilen ev ödevlerini eksiksiz yerine getiriyor. Başta yasalarımız olmak üzere hayatın her alanında Haçlılara uyum sağlamaya çalışıldı, pek çok düzenlemeler yapıldı ama durum değişmedi.

Tüm bunlara rağmen üyeliğe kabul edilmediğimiz gibi, kademeli dahil edilme anlamına gelen “Avrupa Siyasi Topluluğu” projesinin de Türkiye’nin önünü açacağını sanmak yanlış olacaktır. Çünkü bizden önce AB üyeliğine alınan ülkelerin hiç birisinden bizden istedikleri entegrayonu istemediler. Onları olduğu gibi kendilerinden kabul ettiler.

Sonuç olarak diyebiliriz ki, gelinen noktada ortaya sürülen “Avrupa Siyasi Topluluğu” üyeliği sanki bir ön üyelik gibi takdim ediliyor ama Türkiye’ye sıra gelince bunun anlamının değiştiğini görmek şaşırtıcı olmayacaktı, ona göre kendimizi AB kapısında beklemekten vazgeçemez noktada görmememiz gerekiyor. Eğer öyle görmeye devam edecek olursak boş bir hayalle yıllarımızı geçirdiğimiz yetmeyecek, daha yıllarca o kapıda beklemeyi sürdüreceğiz demektir.

Bu bakımdan AB’nin yanında bir de “Avrupa Siyasi Topluluğu” oluşumunun devreye sokulmak istenmesi kendilerinden saydıkları ülkelere aday üye statüsü verecekler, böylece onları dışlamamış olacaklar ama bu yeni oluşturulacak yapıda Türkiye’nin yeri olmayacaktır. Olsa bile bir türlü kadroya alınmayan yedek oyuncu konumunda tutulacağız. Artık bizim AB ve NATO gibi uluslararası oluşumlarla ilgili bekleyişi sonlandırmamız, o kapıyı terk etmemiz gerekiyor. Eğer Türkiye’yi gerçekten aralarına almak istiyorlarsa daveti onların yapması, bizimi düşünmemiz doğru olacak gibi görünüyor. Çünkü yeni bir yapılanmanın gündeme gelmesi Ukrayna’ya dönük olabileceği ihtimali kuvvetli. Çünkü Ukrayna- Rusya Savaşı’nın ardından hemen AB üyeliğine alacakları havasını estirdiler ama bir yerlerden gelen baskı ile bu fikirlerini biraz ertelemiş görünüyorlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.