Seçim Yok Ama Seçim Havası Estiriliyor

Başlığı görür görmez insanın aklına ilk gelen soru, “Mademki bu sene seçim yok niçin iktidar kanadı sürekli olarak seçim havası estiriyor, özellikle de muhalefeti, adayını açıklamaya zorluyor?” Oluyor. Kaldı ki bugün için tartışılması gereken, toplumun meşgul edilmesi gereken soru bu mu olmalı? Şahsen ülkemizin içeride enflasyon, yani hayat pahalılığı, dış politikada ise başta ABD olmak üzere dost ve müttefik ilan ettiğimiz ülkelerin ülkemizi parçalamaya çalışan terör örgütlerine verdikleri destek üzerinde durulması önem taşıyor. Enflasyon iç meselemiz, nasıl olsa üstesinden geliriz dense bile ipin ucu her geçen gün biraz daha kaçıyor. Yani, kısa vadede enflasyonun gerileyeceğine dair bir işaret görülmüyor. Böyle olduğu için olsa gerek iktidar kanadı enflasyonun gerileyeceğine dair önümüzdeki yılın Şubat ve Mart ayları hedef olarak gösteriliyor. Peki, verilen bu tarihlerde enflasyonun gerileyeceğinin garantisi var mı? Hemen belirteyim ki bu iktidarın verdiği sözlere inanarak hareket temek fazla gerçekçi görünmüyor. Çünkü bugüne kadar verilen hedefler genellikle söylenen tarih geldiğinde yeniden ileri bir tarihe ertelendi.
Kaldı ki, Sayın Cumhurbaşkanı sık sık bu sene seçim olmadığını, seçimlerin önümüzdeki sene Haziran ayında yapılacağını vurguluyor. Zaten bir erken seçim gündeme gelmeyecekse seçimlerin önümüzdeki sene yapılacağını herkes biliyor. Çünkü yasa böyle emrediyor. Böyle olunca da insan ister istemez seçimlerin erkene alınmayacağı iktidar tarafından ısrarla vurgulanırken, yani seçimlere bir yıl varken niçin ortalıkta sürekli bir cumhurbaşkanı adaylığı söylemleri dolaşıyor. Niçin bir sene öncesinden Sayın Erdoğan seçimlerde aday olduğunu açıklama ihtiyacı duyuyor? Acaba Sayın Bahçeli’nin sık sık Cumhur İttifakı’nın adayının Sayın Erdoğan olduğunu vurgulaması mı böyle bir açıklamayı zorunlu hale getirdi? Çünkü seçimlere bir yıl varken aday belirlenmesi ister istemez bir erken ya da baskın seçimi akla getiriyor. Böyle bir durum söz konusu değilse ben adayım diye ortaya çıkmanın, muhalefetten de ısrarlı bir şekilde adaylarını açıklamalarının istenmesi anlamsız olmaz mı? Uzun yıllar boyunca iktidarların ortada bir erken seçim talepleri yokken seçim havası estirilmediğini hatırlıyorum. Özellikle de bir seçim kararı alınmadan adayların yarıştırılmak istenmesi, sanki özellikle bir takım hamlelerle muhalefetin adayının yıpratılmasının bir taktik olarak benimsendiğini akla getiriyor.

Bu bakımdan artık Kasım’da bir erken seçim söz konusu değilse, ortada olmayan bir seçim için cumhurbaşkanı adayı yarıştırılmasından vazgeçilmesi daha doğru olmaz mı? Kaldı ki, ister erken ister zamanında seçim söz konusu olsun seçim takvimi ilan edildikten sonra zaten partiler adaylarını belirleyecek ve ilan edeceklerdir. Yasal zorunluluk budur. Ama seçimlere bir yıl varken aday yarıştırmak ve tokuşturma derdine düşmek ülkenin çıkarına da değildir. Zaten toplumda özellikle iktidar kanadının üslup ve söylem tarzı sonucu bir ayrışma gündeme gelmiştir. Bunu daha da tetiklemek ayrışmayı iyice artıracaktır.

Bu arada özellikle dış politikamızda dost ve müttefik dediğimiz ülkelerin bize karşı düşmanca tavırları, bunun da ötesinde terör örgütlerine verdikleri destek hızla sürüyor. Böyle bir noktada her zamankinden fazla kucaklaşmaya ihtiyacımız olduğunu söylemeye gerek bile yok. Seçimler bizim iç meselemizdir. Ama müttefik bellediğimiz bir takım devletlerin teröristlere silah sevkiyatını sürdürüyor olmaları millet olarak bu noktaya odaklanmamız gerektiğini gösteriyor. Dünkü yazımda da özellikle ABD ve müttefiklerinin PKK/YPG terör örgütüne silah desteği verdiklerine dair haberlere dikkat çekmiştim. Hemen her gün gazetelerimizde benzer haberler yer alıyor. Bu arada teröristleri muhatap alarak toplantılar yaptıklarını, birlikte fotoğraflar çektirerek dünyaya servis ettikleri de biliniyor. Böyle olunca seçimlere daha bir yıl varken toplumun dikkatini bir yıl sonraki seçime toplamak yerine ülkemize dost değil düşman oldukları bilinen ülkelere karşı birlikte tavır koymak gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.