Depolar dolu ama fiyatlar artıyor

Mayıs ayında şeker fiyatları birdenbire artamaya başlayınca elde yeteri kadar şeker bulunmadığı ve kısa süre içinde ciddi bir şeker sıkıntısı çekileceği havası esmeye/estirilmeye başlandı. Bu arada şeker ithalatı gündeme geldi. Böyle olunca da ister istemez 24 senedir kendi kendimize yeterli şeker üretimi olan ülkemizde şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin bu tür bir sıkıntıya sebep olduğunu akla getirdi. Şeker ithalatının gündeme geldiği günlerde ülkemizde 3 ay yetecek kadar şeker stoku bulunduğu da ilgililerce açıklandı. Bir yandan üç ay yetecek kadar şeker stokunun bulunduğu haberleri medyada yer alırken diğer yandan şeker ithalatının sebebi kamuoyu ile net bir şekilde paylaşılmadı. Eğer üç ay yetecek şeker stokumuz var ise önümüzdeki aylarda yeni üretimin başlayacağı da düşünüldüğünde ithalata gerek olmadığı kanaati oluşuyordu. Her ne ise bir yanda üç aylık şeker stokumuz var iken birdenbire bir gizli el şeker fiyatlarını artırmaya başladı, iktidar da artan şeker fiyatlarını durdurmak için yeni bir ithalatı gündeme getirdi. En azından böyle bir algı oluştu.

Şimdilerde Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü’nün açıklaması, medyada, ” Buğday ve arpa depoları dolu, sıkıntı yaşamayız” başlığı altında yer aldı. Şekerde de benzer açıklamaların medyaya yansıdığı günlerde şeker ithalatının gündeme gelmesi ister istemez buğday ithalatı mı gündeme gelecek sorusunu akla getirmeye başladı.

Böyle bir sorunun akla gelmesi elbette tesadüf ya da ülke düşmanlığının bir neticesi olamaz. Biliyoruz ki, ekmek fiyatları başta İstanbul olmak üzere 4 liraya dayandı, hatta 5 lira olması gündeme geliyor. Eğer ülkemizde gerçekten ne şimdi ne de gelecek aylarda buğday ve arpa sıkıntısı yaşanmayacak ise fırıncıların buğday fiyatlarındaki artışı dile getirerek ekmek fiyatlarını artırmalarının makul bir izahı olabilir mi? Kaldı ki, şeker ithalatı fiyat artışlarını bir süre durdurmuş olsa da gerilemesi söz konusu değil. Zaten ülkemizde fiyatları artan ürünlerde şartlar değişse de nedense bir gerileme söz konusu olmuyor. Bu ise enflasyonu kalıcı hale getiriyor.

Netice olarak derdim bir takım sorularla kafa karıştırmak değil. Ancak, depolarımız gerçekten buğday ve arpa ile dolu ve bu sene için buğday sıkıntısı yaşamayacağımız yetkililerce açıklanıyorsa o zaman un fiyatlarında artışa dayanılarak ekmek fiyatlarının artırılmasının bir izahı olmalı ve bu toplum ile paylaşılmalıdır. Aksi halde kafalarda oluşan sorular giderek artıyor.

Hemen belirteyim ki, ne şekerde ne de buğdayda zorunluluk söz konusu ise ithalata karşı çıkmanın bir anlamı olamaz. Ancak, ciddi bir döviz sıkıntısı yaşanırken bununla beraber elimizde yeteri kadar şeker ve buğday varken ithalatın gündeme gelmesinin izahı zor olur. İster istemez Rusya- Ukrayna Savaşı’nın küresel bazda bir buğday sıkıntısını gündeme getirdiği, bunun bize de bir yansıması söz konusu olduğu için mi yeteri kadar buğday stokumuz bulunmasına rağmen iç piyasada fiyatlar artıyor ve ithalat gündeme geliyor diye insan sormadan edemiyor.

Bu noktada ihracattaki artışımızın ithalata dayalı olduğu iddiaları akla geliyor. Söz gelimi dışarıdan buğday ithal edip, makarna olarak ihraç ediyorsak mesele nispeten izah edilmiş olur ama o zaman depolarımızın buğday ile dolu olduğunu, elimizde 3 ay yetecek şekerin bulunduğu söylemi toplumu oyalamaya yönelik olabilir. Ancak, enflasyonun geldiği boyutu artık bir takım açıklamalar ile gizlemek mümkün değil. Çünkü çarşı-pazarda insanlar sadece sanayide değil tarım ürünlerinde de giderek dışa bağımlı hale geldiğimizi, artık fiyatların kontrolünün elimizden çıktığını görüyorlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.