Kira Öder Gibi Ev Sahibi Olmak!

Genellikle ülkenin sorunlarına söz planında güzel çözümler dile getiriliyor ama sıra uygulamaya geldiğinde dar ve sabit gelirlileri rahatlatmaya yönelik bir uygulama olarak takdim edilen çözüm şekli sonunda zenginlerin işine yarıyor. Özellikle kırsal kesimlerden büyükşehirlere göç beraberinde pek çok sorunu gündeme getirdi. Sonuç olarak kırsal kesimlerin boşalması sonucu büyükşehirlerde bir yığılma meydana geldi. Bu yığılma ile ortaya çıkan konut sorunu bir gecede yapılan gecekondularla giderilmeye çalışıldı. Bu da ya kamu arazilerinin ya da sahipli arazilerin işgali gibi uygulamaları gündeme getirdi. Netice olarak, hukuk dışı uygulamalar yaygınlık kazandı. Bir gecede dört duvarı örülen, kapı ve penceresi takılan konutlar ortaya çıktı. Kısacası insanlar kiracılıktan kurtularak geçici de olsa evlerine kavuştular. Ancak büyükşehirlerde daha rahat bir hayat sürmek hayaliyle köylerini terk edenler, köylerindeki imkânlarının da çok gerisinde konutlara sahip oldular.

Ankara’ya ailemle göç ettiğimizde yaklaşık 30 yıl daha önce Ankara’ya gelerek gecekondu yapanların evlerinde kiracı olarak oturduk. Bir tarafta gökdelenlerin yükseldiği şehirlerde, öbür yanda tuvaleti dışarıda, suyu mahalle çeşmesinden gelen oturum alanları oluştu. Belki insanlar kira ödemekten kurtuldular ama köylerindeki yaşayışlarını arar bir duruma düştüler. Bunları gecekondu aleyhtarlığı yapmak için hatırlatıyor değilim. O günün şartlarında yönetimde bulunanlar nedense şehirlerin etrafında planlı projeli konut alanları oluşturup bunları ev sahibi olmak isteyenlere dağıtmayı ya da satmayı akıl edememiş olacaklar ki, bu sorun uzun yıllar devam edip gitti. Geldiğimiz noktada modern konutlar yapılmasına hız verilmiş olmasına rağmen bu defa da insanlar yapılan bu modern konutları satın alacak gücü kaybettiler. Bununla da kalınmadı, sonunda kiralar da insanların maaşlarını geçme noktasına geldi. Böyle olunca da iktidar, soruna bir çözüm bulma arayışına girdi ve sonuç olarak devlete ait arsaların kendi evini yapacaklara satılması, plan ve projesinin de devlet tarafından verilmesi kararı alındı. İlgili bakan, bu durumu, “Kira öder gibi ev sahibi olacaksınız” diyerek kamuoyuna duyurdu. Elbette böyle bir sonucun alınması güzel olur. Ancak insanlar günlük ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekerken “Devletin satacağı arsayı hangi para ile alacak, üzerine hangi para ile evini yapacak?” gibi sorular birbirini takip ediyor.

Kaldı ki, evi olmayan, kirada oturuyor demektir, bunun yanında bir de devletten alacağı arsaya borçlanacak, bu da yetmedi, arsanın üzerine binasını yapmak için de borçlanacak anlamına geliyor. Peki, bu şartlara sahip olup da evi olmayan kaç kişi vardır? Sonuç olarak öyle anlaşılıyor ki, evi olmayan insanlar ya müteahhitlere borçlanacaklar ya da bankalardan kredi çekecekler. Eğer bankadan kredi çekerek evlerini yapacaklarsa bilinsin ki söz konusu ev, piyasa değerinin en az iki, üç katına mal olacak demektir.

Bu bakımdan konut sorununun devlet arazilerini satarak değil, devletin dar ve sabit gelirlilerin alabileceği şartları sağlaması gerekiyor. Bunun yolu da dünkü yazımda da belirttiğim gibi ilk başta oldukça düşük fiyata ama uzun vadeli konut üretmekle değil, gerçekçi şartların oluşturulması gerekiyor. Çünkü bir devlet kurumu olan TOKİ, aslında bu yolda da çalışıyor. Ancak TOKİ de çoğu zaman zenginlere yönelik konutlar, daha doğrusu siteler oluşturuyor. Oralara da garipler giremiyor. Nasıl girsin ki, bazı sitelerde aylık aidatlar bile neredeyse asgari ücretin tamamına olmasa bile yarıdan fazlasını götürüyor. Böyle olunca da dar ve sabit gelirlilerin konut sahibi olması çok zorlaşıyor. Tüm bunlardan sonra görünen o ki, kiralık konutlara yönelik üretimin artırılması gerekiyor. Hiç olmazsa insanlar güzel bir konutta sahip olmasalar da, kirada oturabilsinler. Bunu sağlamak da devletin asli görevlerinden birisidir diye düşünüyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.