Mekke Şerifi’ne Gönderilen Fetihname

Fatih Sultan Mehmet’in, İstanbul’un fethini müjdelemek için  Mekke-i MükerremeŞerifi’ne gönderdiği Fetihname’dir.

Dün yayınladığım Mektup, Memlük/Kölemenler devleti başkanı İnal beğe idi.

Mekke emiri,  Memlük sultanı İnal beğe bağlı olduğu halde Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere’ye ayrı bir değer verdiğinden İnal beğin Mekke emirine ayrı müjdeci mektup ve hediyeler gönderir:

Mektup, “Mecmua-i MünşeâtıFeridun”un  1/239-240 sayfalarında, 1274 yılında Arapça olarak yayınlanmış.

Fetihname’nintercemesi:

“Allah’a hamdolsun, seçtiği kullarına selâm olsun. el-Seyyidi, el-Senedi, el-Şerifi, el-Ekremi, el A’lemi,  el-Evrai, el-Nizami, el-İmami, el-Hümami, el-Evhadi, el-Emcedi, el-Alimi, el-Amili, el-A’zami, el-Evlevi, el-A’levi, el-Alevi, el-Müşeyyidi, el-Müeyyidi, elel-Nasıyri, el-Zahiri, el-Tahiri, Hac ve Harameyn’in kaidelerini yücelten, Allah’ın ayetlerinin görüldüğü yüce yerlerin ve Safa ile Merve’nin koruyucusu,

Azamet ve Celal merasiminin kurucusu, kararlaştırılan yüce maksat ve emellerin destekçisi, izzet ve kuvvet ışıklarının kaynağı, din ve devletin ortaya çıktığı, Peygamber ciğerinin parçası, iffetli kızının (Fatıma) torunlarının kaymağı, Müslümanların emiri, müminlerin dostu, günahkârların şefaatçisinin çocuklarının özü, Seyyid, Şerif, Yüce, soylu, Beytullah’ın -Allah, onun ve çevresinin şerefini artırsın- sultanı, Alaüd-devleti ve ı-milleti ve d-din, Seyyid, Ahseni, Aclani, el-Haseni, Allah, onun mutluluğunu artırsın, yönetimini devam ettirsin.

Devletin yönetim yeri yıkılmadan devam etsin, nimetinin izleri yok olmasın, sevgi ve muhabbetinin sebepleri güçlenerek devam etsin, dostluk bağları ve yüce duyguları düzenli olarak, evvelkilerin ve sonrakilerin Seyidi -en üstün salât ve selâm onun üzerine olsun- tertemiz âl-i ve ashabı hürmetine seneler ve çağlar boyu devam etsin.

Bundan sonra, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği fetihleri bu sene, Allah’ın bize lütfettiğini müjdelemek üzere bu mektubu size gönderiyoruz.

Bu fetih, iki denizin birleştiği yere bitişik, Kostantıniyye diye meşhur olan beldenin elimize geçmesidir.

Karşısında Galata diye bilinen bir şehir var. Doğu tarafında Üsküdar diye bilinen diğer bir şehir var.

Kostantıniyye, meşhur kuleleriyle, sanki yedi başlı ejderha gibidir. Veya bu kuleler, İslâm hilâfetinin karargâhı olsun diye Allah’ın emriyle hazırlanmış, yüksek, sağlam, yedi tepedir.

Her türlü eksikliklerden uzak Hâkim olan Allah’ın takdiri ile biz fetihle rızıklandırıldık.

Şüphesiz burası, şehirlerin sultanıdır.

Sağında ve solundaki o iki şehir, Sultanın iki tarafındaki iki hizmetkârı gibidir.

Bize, şer’i vergiyi vermekten kaçındıktan sonra, Kostantıniyye üzerine azimle yöneldiğimizde, içi kâfirlerle dolu şehir halkı, içerden ve dışardan bize hücum ettiler.

Bizimle harp ettiler. Aramızdaki harp, iki aya yakın devam etti. Harp etmekten aciz kalmadılar, savaştan kaçtılar. Müslümanlar topluca saldırdı. Mücahitlerin hepsi karada ve denizde hakkıyla cihat ettiler. Surlara yaklaştılar. Bir Allah’a iman eden zırhlı bir topluluk, mancınık ve toplarla yıkılan surların menfezlerinin üzerine çıktılar.

Bir Allah’a iman edenlerin ayaklarının basmasıyla nurlanan ve mübarek olan bu beldeye, Cemaziyelevvel ayının yirmisinde Salı günü “Allah-u Ekber” “Lâ ilâhe illallah” nidalarıyla girdiler.

Melunların başı olan Tekfur’un başı kesildi ve müşrik maktullerle beraber cehenneme kavuştu.

Evlerini yıktılar, Haçlarını kırdılar, mallarını ve hazinelerini ele geçirdiler, çocukları ve zürriyetleri esir edildi.

Keşişlerin mabetleri, Muhammed ümmetinin mescitleri kılındı.

Ahmed’in dinini topladı. Bu yerler, rahiplerin pisliğinden, Hıristiyanlığın necasetinden temizlendi,

“Böylece zalim milletin sonu kesildi. Âlemlerin Rabbine hamdolsun” (En’am süresi ayet 45)

Kılıç artıklarına gelince biz onları afvettik. Hazineye alınmak üzere onlara senelik cizye kestik. Hutbe okunan minberler, bizim parlak ve yüce lakaplarımızla şereflenince, gümüş ve altın paraların yüzleri, parlak ve temiz isimlerimizle süslenince, Allah’a yakın kulların kendisiyle iftihar ettiği, Harameyn hacılarının süsü,  hoca, hacı, Muhammed Zeytuni’yi, mektubu tebliğ etmek, müjdeyi ulaştırmak için, yüksek hizmetiniz için teçhiz ettik. Allah onu gidip gelinceye kadar korusun ve onu hayırla ve doğrulukla kavuşma ile rızıklandırsın.

Bu büyük mutluluğun ve Rabbimizin büyük bağışının müjdesi size ulaşınca, yüce huzurunuzdan dileğimiz, yüce Harameyn’in sakinleri, âlimler, doğru yolu bulan seyyidler, zahitler, salih kullar, Rabbine kavuşan yüce şeyhler, Allah’tan sakınan seçkin imamlar, kopmayan sağlam ip gibi olan Beytullah-i Haram’ın eteklerine sarılan küçük-büyük herkes, Zemzem ve Makam’la şereflenen, güzel salât ve selâmın üzerine olmasını istediğimiz Rasülüllahın civarına yakın yerde i’tikâfa girenlerle beraber sevinmeniz ve devletimizin devamı ve başarılarımız için Arafat’ta Allah’a yalvaranların tayin edilmesidir.

Peygamber âl ve evladı sebebiyle Allah onların bereketini üzerimize saçsın ve derecelerini yükseltsin.

Muhammed Zeytûni ile beraber size bu ganimetten ağırlığı ve ayarı tam iki bin altın Filori gönderdik.

Bundan başka yedi bin Filori altın, fakirler için gönderdik.

İki bin Filori, seyyidler ve nakipler içindir. Bini, Haremeyn’in hizmetçileri içindir.

Geri kalanı da Mekke ve Medine -Allah  onların şerefini artırsın- sakinlerinin muhtaçları içindir.

Sizden isteğimiz, ihtiyaçlarına ve fakirliklerine  göre onlar arasında taksim etmeniz, işin seyrini bize bildirmeniz, iyilik ve incelikle onlardan bizim için dua etmelerini sağlamanızdır inşallah.

Allah sizi korusun. Ebedi saadet ve devamlı seyyidlikle sizi kıyamete kadar baki kılsın. Âmin ya Rabbel âlemin.

Nebilerin ve Resullerin sonuncusuna, âl ve ashabının hepsine rahmet etsin.”

Not: İlk defa Mayıs 1991’de Yörünge dergisinde yayınlanmıştı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.