Yazıp Verince Sözlerinde Duracaklar Mı?

Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyeliğini Türkiye’nin engellemek için veto edeceğini açıklamasının ardından yoğun bir diplomatik faaliyet yürütülüyor. Bu diplomatik temaslarda Finlandiya ve İsveç heyetlerinin Türkiye’nin itirazı karşısında ne söyledikleri, ne vaatlerde bulunduklarının hiçbir önemi olmadığını düşünüyorum. Buna rağmen müzakerelerin sadece konuşmadan ibaret kalmaması, Türkiye’nin isteklerinin tatmin edilebilmesi için medyaya yansıyan haberlerden bu iki ülkeden sözlü değil aynı zamanda yazılı garanti istediğimiz anlaşılıyor. Ebette, işin sadece masa başında verilen sözlerden ibaret kalması muhataplarımıza yalan rüzgârı estirme özgürlüğü sağlayacaktır. Ancak, yazılı verilecek garantinin de fazla bir anlamı olmadığını söylersem sanıyorum meseleyi abartmış olmam. Çünkü Türkiye, Finlandiya ve İsveç’ten ülkemizin çatışma halinde olduğu terör örgütlerine destek vermemesi, özellikle silah desteğini kesmesi, ülkelerinin başkentlerinde terör örgütü mensuplarının örgütlerinin flamaları ile gösteri ve yürüyüş yapmalarına izin vermemelerini istiyor. Aslında söz konusu iki ülkenin Türkiye’nin bu isteklerini gönüllü olarak, insanlık gereği yerine getirmeleri gerekiyor. Ne var ki, Haçlıları sadece çıkarları ilgilendiriyor. Bunun da ötesinde Haçlı dayanışması uluslararası ilişkilerde esas unsur oluyor.

NATO bir askeri dayanışma örgütü olarak, dünya üzerinde çatışmaları önlemeyi ve terörün kökünü kazımayı esas alıyor. Böyle olunca üye ülkelerin birbirlerinden yazılı garanti istemelerinin bile anlamı kalmıyor. Ne var ki NATO’ya üye olmakla söz konusu ittifak içinde dayanışma içinde olacaklarını kabul eden ülkelerin başında ABD geliyor olmakla birlikte sadece bölgemizde değil dünya üzerindeki terör örgütlerinin hemen hepsinin arkasında ya da yanlarında ABD bulunuyor. Söz gelimi 1980’li yılların başında araziye inen PKK terör örgütüne hep ABD’nin destek verdiğinin bilinmeyen bir yanı yok. Buna rağmen ABD teröristleri sahada maşa olarak kullanıyor ve çatışmalarda İslam dünyasında yüz binlerce insan hayatını kaybederken milyonlarcası da ülkelerini terk ederek başka ülkelerde göçmen olarak yaşamaya mahkûm ediliyor.

Sonuç olarak diyebiliriz ki, Haçlı ittifakının karşısında yeni bir birlik oluşturmak, dünya üzerinde gelişmeleri tek başına belirleyici olma durumundan ABD ya da bir başka sömürgeci ülkenin devre dışı bırakılması gerekiyor. Bunun yolu da dünya düzeninin dağıtılıp yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Aksi halde sadece bize değil tüm İslam ülkelerine sömürgeci güçlerin verdiği ile yetinmek kalıyor. Bu ise daha işin başında ülkelerin bağımsızlığı söylemini laftan ibaret hale getiriyor.

Kısacası, Türkiye eğer İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyesi olmasına evet diyecekse verilen yazılı garantinin de yeterli olmayacağını söylemek gerekiyor. Verdikleri sözün geçerliliğini tanımayanların yazılı garanti vermeleri halinde ona uyacaklarının bir garantisi var mı? Söz gelimi bugüne kadar terörle mücadele konusunda Türkiye’nin NATO’dan destek gördüğünü, teröristlerin köşeye sıkıştırılmasına katkı sağladığını hatırlayan var mı? Şahsen ben hatırlamıyorum. Buna rağmen NATO Genel Sekreteri yaptığı açıklamada, “Türkiye, terörden en çok zarar gören ülke” açıklaması yapıyor. Bunu NATO Genel Sekreteri’nin söylemesine gerek yok. Onun söylemesi gereken NATO’nun bugüne kadar hangi terör örgütünü saf dışı bıraktığını açıklaması değil mi? Kısacası, verilen sözler ister yazılı, ister sözlü olsun havada kalacaktır. Bu bakımdan şimdiye kadar hiçbir işe yaramayan NATO’nun bundan sonra ülkemizin terörle mücadelesine destek vereceğini beklemek yeni bir yanılmayı gündeme getirecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.