Her Şehre Bir Arif Lazım

Milli Türk Talebe Birliğinde (MTTB) başlamış, Akıncılarla, Milli Gençlik Vakfıyla (MGV) devam etmiş, 12 Eylül darbesinde hapishane eğitiminden de geçmiş irfan sahibi bir yiğit adam.
Şehre girip çıkanlardan haberi oluyor.

Parti, dernek, vakıf olarak kim o şehirde hayırlı bir iş yapacaksa Arif, onların parti, dernek veya vakfının kendisininkilerden ayrı olmasına bakmadan o hayırlı işin içinde Arif de vardır.
Belediye başkanı seçiminde oy verdiği için çalışır ama hangi partiden seçilirse seçilsin, o şehrin işi için elinden geleni yapmaya devam eder.
En bilinen tarafı, şehrin Ankara’da bitirilemeyen veya geciktirilen işlerini, eski tanıdıkları aracılığıyla çözmesidir.

Vali bey kim olursa olsun, ilk günlerde makamdakiler Arif’i ona tanıtırlar ve “Arif bu hayırlı işi çözer” derler.
Kim o Arif? Deyip araştırmaya kalkmayın.Sizin gibi, eli ayağı, kafası, iki gözü olan bir adam.
Sen de bu gün karar verirsen birkaç yıl sonra onun gibi olabilirsin.
“Arife tarif gerekmez” demiş atalarımız.
Ancak bu işten kendine makam, mal, şan, şöhret beklemeyeceksin.
Arif’in emekli maaşından başka bir şeyi yok, ama dünyanın bütün servetiyle satın alınamayacak bir marifete sahiptir.

Arif, marifetli kişidir.
Marifet de, Allah’ı, kitabını, Resulünü tanımak ve ahiretteki yerini güzelleştirmek ve bu dünyanın İslam’la güzelleşmesi için çalışmaktır.
Arif, Arefe günü gibi, hep iyiliklerin, güzelliklerin habercisi, müjdeleyicisi, gelen hayırlı işlerin önünü açıcısı, gönüllerde bayram havası estiricisidir.
Çarşıya çıktığında, çaresiz birini görse, hemen onunla ilgilenir o gün.
Şehre hizmet eden insanları ziyaret ederek yapabilecekleri şeyleri hatırlatır ve eğer işe başlarlarsa el atacağını söyler.

Az konuşur, çok iş yapar.
Herkesin gönlüne girilecek dili bilir.
Güneş, güle-dikene, bülbüle-akrebe, karıncaya-file, denize, ağaca üzerine doğduğu her şeye onların ihtiyacı olanı, Allah’ın takdir ettiği kadar verdiği gibi, Arif de, ayrı düşüncede olanların o gün ihtiyacı olan söz gıdalarını onlara sunuverir.
Halden anlar, halini düzeltir.

Onun işi, şehir ve şehirlilerin işlerini düzeltmek, yapmak, güzelleştirmek, kavuşturmak.
Yaratan’la yaratılanı, Yaratan’ın istediği şekilde kavuşturmak.
Çünkü hizmet ettiği insanları, hayvanları, çiçekleri, böcekleri yaratanı bildiği için, Yaratan’ın kitabına göre yaratılanlara hizmet etmek ibadetlerin en güzellerinden olduğunun arifidir.
Arafat dağı, Arife günü, dünya Müslümanlarının hacılarını bir araya getirdiği gibi Arif de, dostları buluşturur, küsleri barıştırır.

1965-1980 yılları arasında mücahit iken sonradan müteahhit olanlarla da barışıktır Arif.
Mücahitliğe devam edenlerle de, mütahit (müteahhit) olanlarla da, bağını hiç koparmamış.
Hepsine geçmişi hatırlatma görevi yanında şehrinin işlerini halletme konusunda onlardan da iş bitiriyor.
Valinin, kaymakamın, belediye başkanının, rektörün, bazen kendi ilinin milletvekilinin bulunduğu şehir için yapılması gerektiği halde yapılmadığını veya geciktiğini anladıklarında, devreye Arif adam gider, Ankara’ya gider ve işi bitirir.
Kim o Arif?
Sağına, soluna bakma.
Sen ol, o Arif.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.