Halktan Korkan Politikacılar

Diyanet İşleri Başkanlığı, 05 Temmuz 2014 tarihinde 21.632 (Yirmi bir bin altı yüz otuz iki) kişiyle yaptırdığı kamuoyu araştırmasında, halkımızın %99,2’sinin “Müslümanım” demekten onur duyduğunu, %0,4ünün gayrimüslim olduğunu söylediğini yayınlamıştı.
Hepimizin dilinde de bu “Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan ülkemizde...” diye başlayan konuşma ve yazmalarımızı onaylamış oldu.
Mezhep olarak %77,5’i Hanefi,
%11,1’i Şafii, %0,1’i Hanbeli, %0,03’ü Maliki, %1’i Caferi imiş.
“Kur’an-ı Kerim ne demişse doğrudur” diyenlerin oranı %96,2 imiş.
Durun bazı arkadaşlarımız İslam milletinin sayısını azaltmak ve kâfirlerin gücünü büyütme hastalığına tutulduklarından bu rakamlara herkes kendine göre itiraz edecektir.
İtirazcıların söyleyeceklerini anket söylemiş zaten.
Çoğunluk Kur’an-ı Kerim’den bazı hükümler sorulduğunda, katılmadıklarını söyleyenlerin sayısı da epeyce çoktur.
Bu da bizim iki yüz yıllık ihmalimizin ürünüdür.
Ve bu ihmal hâlâ devam etmektedir.
Halkından korkan yönetimler gelmiş ve geçmiş bugüne kadar.
Korku hâlâ devam ediyor.
Makamla ezan okuma kursları açarız.

Acemaşiran makamından yegaha kadar öğretiriz ama bir defa olsun, ezanda okuduklarımızın manasını öğretmek için her kelimesinin Kur’an-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde geçen manalarıyla açıklamak için en az bir hafta ders almalarını ihmal ederiz.
Bana itiraz etmeyin.
En yakınınızdaki camiye gidiniz ve okuduğu ezanın manasını bir soruveriniz.
Ezanda en son söylediği İslam’ın özüdür.
Onun, “La ilahe illallah/Allah’tan başka ilah yoktur” anlamına geldiğini çoğunluk bilir.
Kelime-i Tevhid’in manası dört kelimeyle terceme edilmiş. O dört kelimenin de ikisi Allah ve ilah kelimeleri Arapça, ikisi “başka” ve “yoktur” kelimeleri Türkçe.
Kur’an-ı Kerim’de bu kelimeler nasıl açıklanmışlar?
Bu Kelime-i Tevhid nasıl bir mana yükleniyor ki, onu duyan Firavun, Karun, Nemrut, Ebu Cehil’ler zıvanadan çıkıyorlar.

Hani, Seyyid Kutup merhumun idam edileceği gün, devlet tarafından gönderilen hoca müsveddesinin, “Ya Seyyid Kutup, benimle beraber Eşhedü… söyle” dediğinde, merhumun, “Hoca, ben o şehadet kelimesini açıkladığım için idam ediliyorum” demesi en çarpıcı örnektir.
Hemen, Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan bütün partilerden oluşan bir komisyon kurulmalı ve Kur’an-ı Kerim’in okutulması ve beşinci sınıfta, en azından Fatiha süresi ve Fil (Elemtera)dan Nas sürelerine kadar on bir sürenin ezberlenmesi ve manasının bilinmesi için zorunlu dersler arasına alınması.
Üniversite bitinceye kadar baştan ona kadar bütün ayetlerin manası öğrenilmeli.
İleriki sınıflarda hadis ve mezhebine göre fıkıh dersleri de verilmeli ve de zorunlu dersler arasına girmeli.
En azından dersin saat sayısı İngilizce derslerinin saat sayısından bir fazla olmalı.
Hangi dile ilgisi varsa dileyen özel kurslardan dersini almalı.

1950 yılından bugüne kadar orta, lise ve üniversitede İngilizce ders gören milyonlarca kişiden kaçımız İngilizce konuşabiliyor?
Kur’an-ı Kerim’i için can verecek yüzde doksan dokuz insanımız var.
İtiraz etmeyin.
Bayram namazlarında, Cuma namazlarında, iktidarı ve muhalefeti bir araya getiren tek ses, Ezan-ı Muhammedi’deki Allahü Ekber sözleridir.
İstiklal Marşımızı bütün partilerin taraftarları:
“Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal” derlerken birliğin adresini birlikte söylerler.
“Hak” kim?
Hak: Allah’ın (c.c.) güzel isimlerinden biridir. Hak ve hukuku belirleme hakkı da onundur.

Cenab-ı Hakk’a iman eden, hak yolda yürüyen, haksızlığa boyun eğmeyen, hakkı zalimlerin suratına haykıran ve bu yolda ölürse, Hz. Hamza gibi şehitlerin başına yazılan, hakkı ve sabrı tavsiye eden bir milletin göğsüne, cehennemin kıvılcımı bile olamayan atom bombalarını değil, cehennemi dayasalar yolundan döndüremezler.
Başlarında hep istiklâl havası esen milletimindir istiklâl. Çünkü o, kula kul olmaz. Hakk’a kul olur.
“- Korkma!
Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz;
Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz!
(Bak, Mahmut Toptaş, “Akif’in Diliyle Açıklamalı İstiklâl Marşı” Cantaş Yayınları, İstanbul, 1999)
Rabbimiz buyurur:
“…. İnsanlardan korkmayın, Benden korkun. Azıcık para karşılığında ayetlerimi satmayın. Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.” (Maide süresi, ayet 5/44)
Korkmuyoruz ki,

Öyle ise halkın yüzde doksan dokuz virgül ikisinin isteği doğrultusunda, onlara ana kitaplarını öğrenmenin yolunu açınız.
Müftü, vaiz, imam, müezzin, kurs hocaları ve özel dershanesi olan kardeşlerim, bugüne kadar yaptığınız hayırlı hizmetleri takdir ediyorum ama iş çok ciddi.
Biraz daha hız veriniz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.