Üç Çocuk Yapın Demekle Doğumlar Artmıyormuş!..

Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre Türkiye’de geçen yıl ortalama hane halkı büyüklüğü 3.23 iken tek kişilik hane halkı oranı yüzde 18.9’a yükselmiş. Yani, yıllardan beri kadınlarımızın en az 3 çocuk yapmaları çağrıları istenen sonucu vermediği gibi doğurganlık hususunda ülkemizde ciddi bir gerileme söz konusu imiş. Bu tespitler TÜİK’in raporlarına dayanıyor. Kısacası, görünen o ki, üç çocuk yapın çağrıları ile doğumları artırmanın mümkün olmadığı görülmüş oldu. Kaldı ki, bu işin talimatla olmayacağını görmek için ille de bir takım istatistikî rakamlara da gerek yok. Sanıyorum nüfusumuzun giderek yaşlanması toplum olarak AB ülkelerine benzemekte olduğumuzu gösteriyor. Bu yönüyle Avrupa ülkelerini ulaşılması gereken hedef olarak gören ve insanımıza Avrupa’yı ısrarla örnek göstermekten vazgeçmeyen yöneticilerin tespit ve değerlendirmelerini hiç olmazsa bu TÜİK rakamlarının ardından gözden geçirmeleri gerekir.

Kaldı ki, nüfus artışındaki düşüş ve ülkemizde yalnız yaşayanların artışını görmek için TÜİK raporlarına da ihtiyaç olmadığı kanaatindeyim. Eğer bu ülkeyi yönetenler kendilerini toplumdan soyutlamamış, fildişi kulelerine çekilmemiş iseler, kısacası yönettikleri toplumla iç içe iseler söz konusu TÜİK raporlarını görmeden de nüfusumuzun yaşlandığını ve yalnız yaşayıp yalnız ölenlerin sayısında insanı tedirgin edici bir durum olduğunu görmeleri mümkün. Kısa bir süre önce bu köşede oturduğum sitedeki yaşananlara bakarak, “Artık yaşlılarımızın tek başlarına yaşadıkları, milyonlar içinde tek başlarına öldüklerini” belirtmiş, konuya dikkat çekmeye çalışmıştım. Kısacası, ülkemizin sorunlarını görmek için ille de bir takım istatistikî bilgilere gerek yok. Bu bilgiler belki var olan sıkıntılara resmi bir belge niteliği taşır.

Doğumların azalması, nüfusumuzun yaşlanması ve tek başına yaşayanların sayısının giderek artıyor olması yıllardır bu ülkeyi yönetenlerin anlayışlarının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Çünkü bize yabancı toplumların yaşayışları örnek alındı ve topluma gösterildi. Buna bir de kırsal kesimden şehirlere göç teşviki eklenince farklı bir sonucun çıkması mümkün değildi. Topluma elbette bir takım çağrılarda bulunmak, atılacak adımlar konusunda toplumdan destek istemek doğaldır. Ancak, bu ülkeyi yönetenler isteklerinin hayata geçmesini, bu toplumun gönüllü olarak desteklemesi için gerekli tedbirlerin alınması, yeni düzenlemelerin yapılması gerekiyor.

Söz gelimi üniversiteyi bitirmiş, askerliğini yapmış gençlerimiz hayat şartlarının ağırlığı ve imkânsızlıklar sebebiyle 30 yaşına kadar evlenemiyorlar, bu insanların çok çocuk yapmaları fiilen mümkün olmaz. Kaldı ki ısrarlı bir şekilde, ‘Bakabileceğiniz kadar çocuk yapın’ yaklaşımı ülkemizde ısrarlı bir şekilde dillendirilmekte, bunun yanında çalışan annelerin çocukları için devlet yeteri kadar sorumluluk üstlenmiş değilse çalışan bir annenin çok çocuk yapması mümkün olabilir mi? Kısacası ülkeyi yönetenleri aileleri çok çocuk yapmaya çağırırken, ortaya çıkacak duruma göre o çocukların bakımları ve geleceklerinin temini konusunda üzerine düşeni yapması gerekmez mi? Unutulmasın ki, en az üç çocuk yapın çağrısına hayat şartları karşısında ezilmekte olan hiçbir genç, ‘Hay hay. Baş üstüne.’ demez. Bırakın buna ‘evet’ demesini çocuk sayısında azalma görülüyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.