Sorun Çözen Olalım

Arkadaşlarının iflasını duyanlar, onun hakkında yarım yamalak bilgilerle üzüntü havasında dedikodu yaparlar.
O kadar açılmamalıydı,
Hatır çekine imza atmamalıydı,
Merhametten maraz doğar,
Yapmamalıydı, etmemeliydi, kılmamalıydı, kırmamalıydı…
Uzar gider.
Arkadaşlardan biri sorar, şimdi nerede?
Ceketini almış, İstanbul’u terk etmiş, babadan kalma kerpiç duvarlı, toprak damlı eve yerleşmiş.
Evi bildiği için, hemen o eve gider, arkadaşını bulur ama kendinde değildir.
Zil zurna sarhoş.
Ayıktırmaya çalışır, kendini tanıtır, halleşirler, dilleşirler ve yarın gelmek üzere ayrılır.
İyi günlerinde içmezken, iflas sonunda kendini içkiye verir.
Arkadaşı, ikinci gün bir şişe şarap ve yiyecekle varır yanına.
Bu ziyaret kırk gün devam eder.

Her gün bir fincan kadar şarabı boşaltır, üstüne su ilave eder ve öyle götürürmüş.
Kırkıncı gün gittiğinde şişenin içinde bir kahve fincanı kadar şarap, geri kalanı su imiş.
Anlamış ama arkadaşına anlayış göstermiş ve kırkıncı gün, “Bıraktım” demiş.
İkisi beraber olmuşlar, babadan kalma evin yola bakan odasından bir kapı açmışlar ve bakkal dükkânı yapmışlar.
Arkadaşı, “Sen burada yalnız ekmek satsan evin geçimini temin edersin” der ve onu dükkânıyla baş başa bırakır.

Hasan’a sordum, adam geçinip gidiyormuş.
Randevu alarak gelen tanımadığım biri, fetva sormadı.
Bir saate yakın konuştu ve iflas ettiğini, kaybının bir milyar Türk lirası olduğunu söyledi.
Zamlı en son aldığım emekli maaşım beş bin beş yüz (5.500) civarında idi.
Bir milyarın başındaki “Bir” kelimesinin etkisiyle ben, bir milyarın büyüklüğünü pek fark edemedim ama internete sordum 200 liralıklardan tonlarca para edermiş ve benim evimin içi o parayı alamazmış.
Aman ya Rabbi, sana binlerce şükretsem azdır.
Benim aklıma yukarıdaki arkadaşın çaresi geldi.
Ama piyasayı bilmem, borç parayla alış yapmam.
Bu durumda olanlara yol gösterecek durumda değilim.
Hiçbir kimseye akıl verme durumunda değilim.
Allah herkese, yapısına uygun olan aklı koymuş.
Bildiğim konularda, kendi görüşüm yerine, Yaratan’ımızın emrini, yasağını ve tavsiyesini, Ehl-i Sünnet çizgisinde göstermeye çalışırım.
Bana iflas ettiğini söyleyen, sarhoş olmamış.
Kendi ifadesine göre iyi insanların arasında imiş.
Evinin olup olmadığını sordum, varmış.
Arabasını sordum varmış.
“Evin bir odasını bakkal dükkânı yaparsın, evin ihtiyacını karşılar” dedim.
Yalnız gülümsedi.

Onun üzerinde kiralık evlerde yaşarken, memur olmanın avantajıyla kirayı hiçbir zaman ayın beşinden sonraya bırakmadım, istedikleri artırmayı da yaptığım, dilimi ve elimi maaşıma göre uzattığımdan, bütün ev sahipleriyle de dostluğum devam etmiştir.
1994’te taşındığım kendi evimin etrafında bir tane bakkal dükkânı vardı.
Şu anda beş tane zincir marketin arasında bir market de kurulum aşamasında, o bakkal yaşamaya devam ediyor.
Hanımı ve oğullarıyla gün doğumundan saat 24’e kadar değişimli olarak dükkânda kalıyorlar ve evi geçindiriyorlar.
Çok da neşeliler.

Sorun üreten veya sorunları konuşarak ömür tüketen olmak yerine sorun çözmek için başta en kötümser olayı duyduğunuzda iyi niyetle, iyimser bir yorumla, “Eveeet” diyerek, yapıcı sözlerle başlayın, üzerinize düşeni yapın, gerisini Allah celle celalühe havale ediniz.
Rabbimize kulak verelim:
“…onlarla iş konusunda müşavere et. Bir kere de azmettin mi, Allah’a tevekkül et. Şüphesiz Allah tevekkül edenleri sever.” (Al-i İmran süresi ayet 3/159)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.