Madde, Manevi İhtiyaçları Karşılamaya Yetmez

Batı’yı taklit belki eskiye göre maddi ihtiyaçların karşılanmasında iyiye gidişin önünü açmış olabilir ama insanlarımızı manevi bakımdan aç bıraktığımızın bir türlü farkına varamıyoruz. Özellikle dağılan ailelerin çocuklarının ortada kalışı, o çocukların sevgi, şefkat ve merhamet gibi duygulardan uzak kalıyorlar. Belki bu da nereden çıktı gibi bir soru okuyucularımın aklına gelebilir ama şahsen insan mutluğunda birinci önceliğin maddi ihtiyaçlar değil, çocuğun doğduğu andan itibaren hayatı boyunca ihtiyacı olan sevgi, şefkat ve merhamet gibi duyguları yaşayabileceği ortamın aile olduğunu biraz unutmuş gibi olmamız, çocuklukların da sevgi ve şefkatten mahrum büyüyen insanların bu eksikliği hayatları boyunca hissettiklerini yaşayanlar bilir. Zaman zaman dile getirdiğim bir düşüncem, daha doğrusu bizzat gördüğüm bir tecrübem var. O da anasız büyüyen kedi yavrusunun miyavlamayı bile tam olarak becerememesi. Yani, her yavrunun bir anne, bir baba kısacası bir aile ortamına ihtiyacı var. Eğer, bu ortam sağlanamamış ya da sağlanmış iken çeşitli sebeplerle dağılmış ise o çocukların çocukluklarında alamadıkları anne ve baba sevgisinin 70 yaşında bile doldurulmasının mümkün olmadığı gerçeğini çevremize biraz dikkatli baktığımızda görmek mümkündür.

Kısacası, aile toplumun temeli, aile üyeleri için her durumda bir sığınak ve mutluluk ortamıdır. Eğer bu yapı dağılmış, giderek de dağılıyor ise, işin en acı tarafı bu dağılan yuva devlet tarafından mümkün olduğu kadar doldurulamıyor ise o toplumun maddi bakımdan refahını hangi noktaya getirmiş olursanız olun yüzleri gülse bile içleri kan ağlayan bireylerin sayısını artırırsınız. Sonunda istediğiniz kadar fert başına düşen geliri artırın, istediğiniz kadar insanları bir iki odalı evlerden gökdelenlere, üç dört odalı evlere taşıyın bilesiniz ki evlatlarınızın bir yönü hep eksik, yürekleri ise hep mahzun kalacaktır. Bu bakımdan aileyi toplumun temel direği, tüm insanların öncelikli sığınağı haline getirmek durumdayız. Batı’nın maddeyi esas alan anlayışı ve yaklaşımı sebebiyle insanımızı et ve kemikten ibaret bir varlık haline getirdiğimiz için nedense insanların manevi boyutu, bir diğer ifadeyle yürek sızıları aklımıza pek gelmiyor. Bu ise toplumda mutsuz insanların sayısını giderek artırıyor.

Bu noktada sevgisiz büyüyen yavrularımızın sayısının niçin giderek daha da artmakta olduğu sorusunun cevabını şahsen büyük aile yapısından Batı’yı örnek alışımız sonunda çekirdek aileye dönmüş olmamızın büyük payı var diye düşünüyorum. Çünkü büyük ailelerde eşler arasında ortaya çıkan anlaşmazlıklar sonucu evliliklerin son bulması ile yavrular ortada kalmıyor, büyük anne ve büyük babalar onlara sahip çıkıyor, annesinden ayrı düşen küçük bir yavru kendisine büyük annesinin kollarında yer bulabiliyordu. Ama şimdi öyle mi? Çünkü daha önce de dikkat çektiğim gibi zaten büyük anne ve babalar da şehirleşmenin ve Batılılaşmanın bir sonucu olarak büyük şehirlerde milyonlar içinde tek başlarına yaşıyor, tek başlarına ölüyor, çoğu zaman da günlerce ölümlerinden kimsenin haberi olmuyor. Kısaca ailenin temel unsurları olan büyük anne ve büyük babalar yalnızlığa itilirken, dağılan yuvaların çocukları da öksüz ve yetimliği yüreklerinde hissederek büyüyorlar. Böyle bir toplumda huzurun ve mutluluğun sağlanmasını sadece maddi imkânların artırılmasında aramanın büyük bir yanlış olduğunun çok geçmeden farkına varmak gerekiyor. Sonuçta toplumlar yalnız ve eksik büyüyen boynu bükük çocuklardan oluşacaktır. Bu ise insana uygun bir durum değildir. Bırakın insanı, hiçbir canlının bu şartlarda mutlu olması söz konusu olamaz. Bunun için aileyi eskiden olduğu gibi her durumda sığınılacak bir liman haline getirmek durumundayız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.