Değerleri inşa edemez isek…

Hayran olunan hayatlar,

Zengin iş adamı.

Görkemli düğünler, takılar.

Hayalperestlerin akıllarını başlarından alan abartılı görüntüler.

Sonra o iş adamlarıyla ilgili yolsuzluk haberleri.

Ülkeleri dolandıranlar, yalan söyleyenler, zenginliğini haram para ile kuran karton şatolarında pırıltılı hayatları ile başkalarını kandıranlar.

Bu kötü karakterleri geçtim de.

Hadi onlar filmlerin bed adamları.

Asıl onlara sempati besleyenleri aklım almıyor.

Çalarak, soyarak, kandırarak servet kazanmış haramilere yapılan bu itibar teveccühünün asla zedelenmemesine hayret ediyorum.

Kızları, hırsızlıklarla servet edinmiş ailelere gelin gidenlerin ar duymadan sevinmelerine şaşmaktayım.

Ya da o arsızlardan gelin alanların çifte kavrulmuş lokum dağıtmalarına hayretlerdeyim.

Haram ve helal kefesi çoktan sapmış.

Darmadağın olmuş.

Helalin çiçekli bahçesinin bunca hunhar darbeye uğraması.

Haramın engerek betonunun bunca arzu edilmesi inanılır gibi değil.

Sade, nezih, saygın yaşamların toplumda karşılık bulmaması.

Olsun da nereden zengin olursa olsun düşüncesinin bu kerte genel geçer olması beni korkutmakta.

Toplumda bu kirli kural geçerli.

Dindar sayılabilecek ailelerde bile helalin önemsenmeyip haram kazançla çıtayı yükseltenlerin revaç bulması büyük hüzün.

Komşunu kır, su kavgası, sınır atışması yap,

Yoksul akrabayı unut, irtibatı kes, gidip gelme, selam verme.

Çevrene zarar ver, yeşil alanları, ağaçları yok et, beton piramitlerini kur, insanların havasını rüzgârını kes.

Çöpünü, denizlere, ormana at.

Trafikte başkalarını ikiye biçecekmiş gibi arabanı onların üzerine sür, korkut, alay et. Eline geçen zalim bir eğlence için insanları strese sok.

Bana durup yaya geçidinde yol veren o saygılı gencin arkasından mırıldandım, Rabbim sayılarınızı artırsın.

Hastanede zengin hastana kibar ol, zavallı yoksul hastanı bir sebep bulup azarla, moralini boz, gözlerine yaş doldur öyle eve yolla.

Sınıfta zengin talebeni el üstünde tut.

Diğer çocuklara zenci muamelesi yap, onları kötü hissettir, okuldan, derslerden, hayattan soğut.

Evlatlarını terk et, onlara sahip çıkma, yaşama sevinçlerini kurut.

İsrafı yay, eline geçeni at, tüketemediğini dök.

Cimrilik de haddi aşanlardan ol, elini sık, vicdanını körelt.

Peygamberimizin mescidinde bile insanları çiğne, tırnaklarını ellerine geçir, ittir, yere kapaklattır.

Sabırdan, nezaketten, zarafetten nasıl binlerce yıl uzakta yaşadığını Kâbe kapısında bile göstermekten çekinme.

Eyüp’te eski eser deme, ecdat kabri deme çiğne geç, kaz, talan et, arabana garaj yeri açınca rahat et.

Gayrimüslim mezarlığı üzerine evini kurana, misafirliğe bile gitmemen gerekli iken yapanı kutsa.

İyiliğin erdemini unuttur.

Bütün zararlarını topluma kus.

Sonra toplum sana saygınlık kumaşı biçip giydirsin.

Suçlular kadar onlara itibar edenler de suçlu.

Bunu idrak edememek işte asıl dert bu.

Kutlu değerleri yeniden inşa edemezsek felaketimiz olur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.