Kucaklaşma Hakkı Sadece İktidara Mı Ait?

Dikkat edilirse görülür ki, bu ülkede muhalefet partilerinin ittifak yapma hakkı bile yok. Daha doğrusu iktidar partilerinin ittifakı ülkenin kurtuluşuna(!) giden yoldur, aynı adımı muhalefet partileri atarsa büyük bir suç işlemişlercesine eleştiriye hedef oluyorlar. Bu hususta önce iktidar yanlısı medya önü çekmekte iktidar ortakları da buna açıklamaları ile malzeme taşımaktadırlar.

Bilindiği gibi CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu bir süre önce helalleşmek için yola çıktığını açıkladı ama iktidar kanadının yoğun eleştirisinin hedefi oldu. Bu arada Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da konuşmalarında ülkenin ağırlıklı olarak çatışma ve ayrışmaya değil, kucaklaşma ve bütünleşmeye ihtiyacı olduğuna vurgu yapıyor. Kucaklaşma sağlanabildiği takdirde ülkenin sorunlarına çözüm bulmanın kolaylaşacağını belirtiyor. Ne var ki muhalefet kanadından gelen kucaklaşma ve helalleşme çağrıları iktidar kanadını rahatsız ediyor olacak ki, özellikle yandaş medyadan yoğun eleştiri ve tepki geliyor. Sanki muhalefet partilerinin toplumun karşısına kucaklaşma ve helalleşme çağrıları ile çıkmasının önünde önemli bir engel varmış havası estiriliyor.

Tüm bunlara rağmen önceki gün Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Sayın Erdoğan kardeşlik ve kucaklaşma seferberliği başlattıklarını açıkladı. Elbette bu çağrıya hayır demek mümkün değil. Çünkü insanımız büyük bir çoğunluğu ile kucaklaşmadan yanadır. Yani, toplumda kardeşlik ve kucaklaşmayı sağlamak zor değildir. Yeter ki, bir takım oy hesapları ile bu kucaklaşma çağrılarının muhalefetten gelmesi bazılarını rahatsız etmesin. Yeter ki, toplumsal kucaklaşmanın zihinlere vurulmaya çalışılan prangadan milletin kurtulmasından endişe edilmesin. Bunun yanında düne kadar muhalefetten gelen helalleşme, kucaklaşma ve kardeşlik çağrılarından özellikle iktidar kanadının eleştirilerine muhatap olunurken şimdi Sayın Cumhurbaşkanı benzer çağrıyı kendisi yapmış bulunuyor. Elbette iyi bir gelişme. Ancak, konuşmanın tamamı dikkatle okunduğunda, yapılan çağrı geçmişte beraber oldukları halde zamanla yolları ayrılmış olanlara yeniden birlikte olmaya, yeni bir kucaklaşmaya çağırdığı anlaşılıyor. Peki, buna kucaklaşma demek mümkün olabilir mi? Sanıyorum bu sorunun cevabı kişiden kişiye farklılık arz ediyor. Çünkü iktidar kanadından yapılan çağrı yorulmuş ya da küsmüş olan eski AK Parti tabanını yeniden harekete geçirmeye yönelik. Yani toplumsal kucaklaşmadan çok parti içi kucaklaşmayı hedefliyor. Böyle olunca muhalefetten gelen kucaklaşma çağrıları toplumun bütününü kapsarken iktidar kanadından gelen kucaklaşma çağrısı eski AK Partilileri ve yeni AK Partili olabilecekleri kapsıyor. Yani hedef sadece oy. Her parti için oyun önemi elbette biliniyor. Ancak, muhalefet kanadından gelen kucaklaşma ve helalleşme çağrıları bir takım çarpıtmalarla eleştiri sebebi olurken, aynı çağrı kendilerinden geldiğinde değişenin ne olduğunun topluma izah edilmesi gerekmez mi? Bir diğer ifadeyle iktidar kanadının, “Hiçbir ayrım yapmadan 85 milyonun her bir ferdine ulaşmayı hedefliyoruz” çağrısı yapmaya hakları oluyor da bu hak muhalefete niçin çok görülüyor. Böyle bir yaklaşım demokratik olabilir mi? Bırakın tüm partiler kucaklaşmak için yeniden yola ve seçmenin karşısına çıksınlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.