İzale-i şuyu davası, paylı mülkiyet ya da el birliği mülkiyetine konu olan mal varlığında ortaklar arasındaki paydaşlara son vererek aynen ya da satış yolu ile herkesin payı oranın da hakkını almış olduğu bir dava türüdür. İzale-i şuyu davasında kazanan ya da kaybeden bir taraf bulunmazken taraflar açısından benzer hukuki sonuçlar meydana gelir.
Ortaklığın giderilmesi davası olarak da bilinen izale-i şuyu davası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre bir ya da birden fazla paydaş diğer paydaşlara karşı açılabilir. Davayı açmak isteyen tek bir paydaş olması, hatta bu paydaşın hisse oranının yüzde bir olmasa dahi bu davayı açma hakkına sahip olması için yeterlidir. Davanın açılması için herhangi bir hissedar sayısı ya da hisse oranı sınırı yoktur.
İzaleyi Şuyu Davası Kime Karşı Açılır?
İzale-i şuyu davası diğer paydaşlara karşı açılan bir davadır. Paydaşlardan biri veya birkaçı birleşerek ortaklığın giderilmesi davasını açabilir. Bu davanın özelliği gereği davayı açan paydaşlar kendileri dışındaki diğer paydaşları davalı olarak göstermek zorundadır. Tüm paydaşlar bu davada taraf olarak gösterilmeden hüküm verilemez. Fakat paydaşlardan biri ölmüş ise mirasçılık belgesi alınarak mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekir.
İzaleyi Şuyu Davasına Hangi Mahkeme Bakar?
İzale-i şuyu davasına Sulh Hukuk Mahkemesi bakmaktadır. Yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi, davaya konu olan taşınmazın bulunduğu yerde olmalıdır. Bu kurala göre taşınmaz mal İzmir’de bulunuyor ise izaleyi şuyu davasının İzmir Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi gerekir.
Aynen Taksim ile İzaleyi Şuyu Davası
Ortaklığın giderilmesi davası açılmadan önce ya da dava açıldıktan sonra taraflar aralarında anlaşarak mevcut uyuşmazlığı bitirebilirler. Ancak tarafların aralarında anlaşamadığı durumlarda mahkemenin satış suretiyle ortaklığın giderilmesi ya da aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesi yönünde bir karar vermesi gerekir. Mahkeme talep olması halinde öncelikle aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesini mümkün olup olmadığını araştırır. Bu durumu mümkün olması halinde aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilir.
Aynen taksim ile izaleyi şuyu davası sonlandırılıyor ise satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilir. Aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesi; tarım arazilerinin niteliği, imar mevzuatı ve benzeri düzenlemelere aykırı düşmüyorsa ya da malın kıymetinde bir değer kaybına yol açmıyorsa paydaşlar açısından daha doğru bir paylaşım yolu olduğu bilinmektedir.
Satış Sureti ile İzaleyi Şuyu Davası
Satış suretiyle izaleyi şuyu kararının verilmesi daha çok miras kalan taşınmazın icradan satılması olarak bilinir. Bu yöntemle taşınmaz malın satışı mahkeme aracılığı ile yapılmaz, mahkeme sadece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verir ve dosyayı satış memurluğuna gönderir. Satış işlemlerini ise bu satış memurluğu yapar ve satış memurluğu öncelikle bir değer tespitinde bulunur. Belirlenen tespit kesinleşir ise fiyatın yarısı üzerinden açık arttırma yapılır ve en yüksek fiyatı veren kişiye icradan malın satış gerçekleştirilir. Satış sonrası para hazırlanan sıra cetveline göre paydaşlara dağıtılır.
Dava Masraflarının Paylaşımı
İzale-i şuyu davasında, davayı açan mirasçı ya da paydaşlar dava harcı, mahkeme giderleri ve avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlüdür. Ancak dava sonunda mahkeme masrafı ile yargılama giderlerinden sayılan ilan vekalet ücreti mirasçıların ya da paydaşların payları oranında taraflara yüklenir. Bu kapsamda dava tarafı olan herkes bu giderlere dahil olmak zorundadır. Tüm paydaşlara bölüştürülen dava masraflarının artmaması adına sürecin uzatılmaması ve paydaşların ortak bir karara varması tüm taraflar için en doğru seçim olur.
İzale-i şuyu davasının başlangıç aşamasında peşin harç, posta ücreti, keşif ücreti ve bilirkişi ücreti gibi giderlerin ödenmesi gerekir. Daha sonraki süreçte ise satış aşaması için ilan masrafları da ortaya çıkmaktadır.