Afganistan’ın Milli Görüş’e ihtiyacı var!

Emperyalizm Afganistan'ı kaçarak terk ederken, Taliban'ı ülkede yönetiminde yeni süreç bekliyor. İsmail Mansur Özdemir, "Afganistan’ın Milli Görüş’e ihtiyacı var!" dedi.

Yıllardır Afganistan’da terör estiren ABD yirmi yılı aşkın bir sürenin ardından bölgeden kaçarak giderken Taliban ülkenin kontrolünü eline aldı. Taliban’ın yönetim erkine gelişiyle birlikte oluşan süreç yakından takip edilirken Afganistan meselesine dair merak edilen çok sayıda husus bulunuyor. Afganistan’da geçmişten günümüze yaşananları konuştuğumuz Uluslararası Sosyal, Siyasal ve Sektörel Araştırmalar Platformu (USSAP) Başkanı İsmail Mansur Özdemir çok önemli değerlendirmelerde bulundu. Afganistan ile Türkiye arasında köklü ilişkiler olduğunu izah eden Özdemir, Türkiye’nin önümüzdeki süreçte Afganistan’da üst düzey bir rol almasının gerekliliğini vurguladı. İsmail Mansur Özdemir, ABD ve Batı perspektifi üzerinden bir pozisyon alınmasının fevkalade hatalı olacağını da kaydetti. Milli Görüş hareketinin Afganistan’ın yeniden inşa sürecinde oynaması gereken role dair de önemli açıklamalarda bulunan Özdemir, Milli Görüş’ün yüksek devlet aklıyla birlikte uluslararası vizyona sahip olduğunu dile getirdi. Özdemir, Afgan sığınmacıların çeşitli ülkelere yönelik gerçekleştirdiği göç konusuna da değinirken bu meseleyi göçmenleri örseleyerek tartışmayı doğru bulmadığını kaydetti ve göçü başlatan sorunlara yerinde müdahale edecek güce sahip olunduğunu söyledi.

BEKİR SITKI ŞİRİN – RÖPORTAJ – 3.BÖLÜM

Uluslararası Sosyal, Siyasal ve Sektörel Araştırmalar Platformu (USSAP) Başkanı İsmail Mansur Özdemir, Türkiye’nin Afganistan ile köklü ilişkilerine ve ülkemizin bölgede oynaması gereken role ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin Afgan coğrafyasıyla etnik ve tarihsel bir geçmişe sahip olduğunu söyleyen Özdemir, Türkiye’yi söz konusu coğrafyanın sınır komşusu olarak görmenin gerektiğini dile getirdi. Türkiye ile Afganistan arasındaki köklü ilişkilere değinen Özdemir, 1930'lu yıllarda bölgede modern devletin kurulması sürecinde Mustafa Kemal Paşa tarafından Medine müdafii Fahrettin Paşa’nın büyükelçi olarak görevlendirildiğini kaydetti. Afganistan devletinin inşa edildiği süreçte Fahrettin Paşa’nın önemli bir rol oynadığına temas eden Özdemir, “Bu şu demektir en iyi adamlarınızdan birini bir devleti kurmak için gönderiyorsunuz. Bugünkü modern Afganistan devletinin devlet gövdesi de Fahrettin Paşa döneminde kurulmuştur. Yine daha önceki dönemde Osmanlılar için özellikle Sultan Abdulhamid Han'ın İttihad-ı İslam söylemi çerçevesinde bölge çok büyük bir anlam ifade eder ve bölgeyle temas çok yoğundur. İttihad-ı İslam söyleminin ana hattı bu hattır. Hatta Enver Paşa ve Cemal Paşa'nın bölgede üstlendikleri rol ile şu sözü söyledikleri ifade edilir; Türkiye'nin müdafaası Afganistan'dan başlar. Ondan sonraki dönemde de Afganistan idarecileriyle aramızdaki ilişki hep devam etmiştir. Kurtuluş Savaşında Afgan halkının bize verdiği destek de asla unutulmamalıdır. Biz herhangi bir devletin Afganistan'da konuşlandığı gibi konuşlanamayız. Tarihi ve siyasi referansımız çok güçlüdür. Ondan sonraki dönemlerde de hem Menderes hem Özal hem de özellikle Necmettin Erbakan Hoca döneminde bölge ile olan ilişkimiz derinlikli bir hale getirilmiştir.” dedi.

‘ABD VE BATI PERSPEKTİFİ ÜZERİNDEN BİR POZİSYON ALMAMIZ HATALI OLUR’
Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın başbakan olduğu dönemde D8 çalışmaları başta olmak üzere savaşların devam ettiği süreçte aracılar göndererek sulhun temin edilmesi ve Afganistan devlet kapasitesinin inşa edilmesine yönelik olarak Milli Görüş kurumlarının bölgeyi sürekli izlediğini ve irtibatı devam ettirdiğini kaydeden İsmail Mansur Özdemir, “Ayrıca Afganistan'daki İslami hareketin yetkilileri sürekli Türkiye'ye gelmek suretiyle Afganistan cihadı Türkiye üzerinden dünyaya anlatılmıştır. Yani yakın dönemde de hem halk hem de devlet olarak hiçbir partinin iktidarı döneminde Afganistan politikası değişmemiştir. O sebeple bizim bugün ansızın ABD ve Batı perspektifi üzerinden bir pozisyon almamız, ABD programının bir uzantısı gibi görüntü vermemiz fevkalade hatalı olur. Bölgede parçalı görüntülü, etnik yapıları merkeze alan yaklaşımlar yerine bütüncül bir Afganistan politikası izlenmesi gerekir.” ifadelerini kullandı.

‘AFGANİSTAN'IN ANA AKTÖRÜNÜN TÜRKİYE OLMASI GEREKİR’
USSAP Başkanı İsmail Mansur Özdemir, Milli Gazete’ye yapmış olduğu değerlendirmelerde Türkiye'nin Afganistan'ın devlet kapasitesinin inşası konusunda kamu kurumlarıyla beraber Afganistan'ın refaha huzura gideceği yolun ana aktörü olmak zorunda olduğunu söyledi. Aradaki sulhun sağlanması, refahın arttırılması, devlet kapasitesinin inşa edilmesi, hükümetin teşekkül etmesi, askeri, güvenlik, belediyecilik, eğitim, sağlık, imar, mali birimlerin teşekkülü gibi alanlarda devlet kapasitesinin inşaası için Türkiye’den Afganistan’a uzmanların gitmesi gerektiğini dile getiren Özdemir, “Özellikle bu konuda Türkiye'de eğitim görmüş, Türkiye'ye müzahir, Türkiye'yle bir müktesabatı olan Afganistan vatandaşlarını potansiyel devlet kapasitesinde rol almak üzere karşılıklı ikili anlaşmaları arttırarak Afganistan topraklarındaki madenlerin, tarımsal alt yapının, insan kaynağının bizzat yerinde istihdam edilmesi, bizzat yerinde üretim döngüsünün içerisine dahil edilerek Afganistan'da millet ve devlet bütünlüğünün sağlandığı müstakbel Afganistan'ın ana aktörünün Türkiye olması gerekir.” diye konuştu.

‘HAREKETİMİZ, YÜKSEK DEVLET AKLIYLA BİRLİKTE ULUSLARARASI VİZYONA SAHİPTİR’
Milli Görüş hareketinin Afganistan’ın yeniden inşa sürecinde oynaması gereken role dair de konuşan Özdemir, “Düşünce kuruluşundan insani yardıma gençlik çalışmalarından eğitime hukuk yardımından sağlık çalışmalarına mühendislik faaliyetlerinden sosyal perspektiflere kadar bütün alanlarda kurulmuş olan Milli Görüş kuruluşlarının Türkiye ile beraber yurt dışında vizyoner ve nitelikli inisiyatifler almaları gerekir. Bugün Afganistan, Türkiye'de Milli Görüş kuruluşlarının katkılarına muhtaçtır. D8 başta olmak üzere Türkiye'de ve bütün dünyada inşa faaliyetlerini gösteren Erbakan Hocamızın bize öğrettiği yol ve model budur. Bugün Türkiye ve dünya Müslümanlarının ihtiyaç duyduğu nokta Milli Görüş kuruluşlarının kamu diplomasisini inşa edici, operasyonel, sonuç odaklı müesseseler olmasıdır.” dedi. Özdemir, Milli Görüş hareketini “ Türkiye ile beraber dünya gerçeğini birlikte okuyan Erbakan Hocamızın kurduğu milli, siyasi, İslami vizyonu olan, tarihsel arka planını Selçuklu ve Osmanlı geleneğinden alan tecrübeli bir hareket” ifadeleriyle nitelendirirken “Hareketimiz sivil yapılanmaların haricinde yüksek devlet aklıyla birlikte uluslararası vizyona sahiptir. Uluslararası vizyondaki temel perspektifimiz bütün dünyada iyilik, refah ve selametin inşa olması ve İslam toplumlarında bugün var olan zorlukların sıkıntıların bittiği, İslam birliğinin teşekkül ettiği bir küresel kalkınmanın temin edilmesidir. Bu çerçevede siyasi hareketleri başta olmak üzere özellikle MİLKO kuruluşları, yani tematik olarak Erbakan Hocamızın kurmuş olduğu her kuruluş bulunduğu mahallinden başlayarak ülkesinden ve dünyadan bu anlamda sorumludur. Bu hareket siyasi partisi başta olmak üzere MİLKO'larıyla beraber bütün sektörlerde kurmuş olduğu yapılarla varlığını idame ettirir. Ancak bu yapıların hızla ve organize bir şekilde bütün kapasitelerini ortaya çıkaracak şekilde, sadece bulundukları mahalde değil aynı zamanda dünya coğrafyasında da uzman oldukları alanlarda da ihtisas odaklanmalarını sağlayarak insan kapasitesini arttırarak kamu diplomasisinin en etkin kuruluşları olarak vazife yapmalıdırlar. Özellikle Afganistan savaş ve bu savaşın sonucunda ortaya çıkan durum göstermiştir ki; dünya Müslümanları çalışma yaptıkları alanlardaki ihtisaslaşmak, uzmanlaşmak zorundadırlar.” ifadelerini kullandı.
‘TÜRKİYE BÜTÜN DÜNYADA İYİLİĞİ, HAYRI İKAME EDECEK BİR MÜKTESEBATA SAHİPTİR’
USSAP Başkanı Özdemir gazetemize yapmış olduğu açıklamalarda göç konusuna dair de konuştu. Afgan sığınmacıların aralarında Türkiye’nin de yer aldığı ülkelere göç etmesini değerlendiren Özdemir, göç meselesini tartışmayı göçmenleri örseleyerek tartışmayı doğru bulmadığını kaydetti. Göçü başlatan sorunlara yerinde müdahale edecek güce sahip olunduğunu dile getiren Özdemir, “Özellikle Afganistan'dan gelen göçmenlerle ilgili problemin çözüm noktası budur. Bu meselenin sosyal arka planını görerek bizzat Afganistan'da bütün uluslararası kaynakları, İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan D8'e kadar tüm kurum ve kuruluşları özellikle Batı dünyasının büyük bir başarısızlık ve hezimetle yürüttükleri işgal sürecinden vazgeçirilerek bu işgal süreçlerinin bütün göç süreçlerinin ve Batı'nın bugün refah tehdidi olarak gördüğü göç meselesinin Batı'nın işgal süreçlerinin bir doğal neticesi olduğu gerçeğini Batılılara da anlatarak Türkiye bu konuda hem Afganistan'ın imajını hem Batı'nın algılarını yeniden inşa edebilecek ve bütün dünyada iyiliği, hayrı ikame edecek bir role bir müktesebata sahiptir. Bu konu sadece devletin değil tüm sosyal kurumların vazifesidir. Milli Görüş kuruluşları da dahil olmak üzere bütün dünyada kapasite inşa eden tematik bir örgütlenme içerisinde hareket etmesinin sağlanması ve Afganistan'da Türk STK'arın ve MİLKO'ların kendi uzmanı olduğu konularda bu kapasite inşasına katkı verdikleri müreffeh bir Afganistan için hep birlikte çalışmamızın çok daha doğru olacağını düşünüyorum. Taliban başta olmak üzere oradaki bütün yapılara yapacağımız rehberliğe o bölgelerin ihtiyacı olduğunu belirtmeliyim.” dedi.
# Afganistan, ABD, Taliban, Afgan

02 Eyl 2021 - 14:03 - Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.