14 yıllık hukuk skandalı

Bir babanın hak mücadelesi…

2007 yılında Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinde dünyaya gelen Umut Yılgın, iddialara göre ihmal nedeniyle yüzde yüz engelli kaldı. 14 yıldır çocuğunun engelli kalmasında ihmali olan hastane yönetiminden hesap sormaya çalışan baba Mehmet Yılgın, keşmekeşe dönen dava sürecini Millî Gazete’ye anlattı.


Yılgın ailesinin 2007 yılında Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinde dünyaya gelen çocukları Umut Yılgın, iddialara göre ihmal nedeniyle yüzde yüz engelli kaldı. 14 yıldır hastane çalışanlarının ihmali yüzünden zor şartlarda yaşamak zorunda kalan Umut Yılgın’ın babası, yıllardır sorumlulardan hesap sormaya çalışıyor. İstanbul Valiliği tarafından ceza davası açılması engellenince baba Mehmet Yılgın da maddi ve manevi tazminat davası açtı. Zaman aşımı gerekçesiyle reddedilen tazminat davası da Danıştay’ın ‘İnsan hakkı ihlali var’ kararıyla yeniden görülmeye başlanan dava şimdi de Adli Tıp’tan verilmeyen bilirkişi raporu nedeniyle tıkanmış durumda. İhmal nedeniyle engelli kalan evladının hakkını arayan Mehmet Yılgın keşmekeşe dönen dava sürecini Millî Gazete’ye anlattı.

“45 GÜN KUVÖZDE KALDIKTAN SONRA ÇOCUĞUMUN YÜZDE YÜZ ENGELLİ OLDUĞUNU SÖYLEDİLER”
14 yıldır evladının engelli kalmasına neden olanlardan hesap sormak için hukuk mücadelesi veren Mehmet Yılgın, “2007 yılında Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinde oğlum Umut Yılgın 32 haftalıkken sezaryen doğumla dünyaya geldi. Erken doğum olmasına rağmen çocuğum kuvöze konulmadı ve yaklaşık 2 saat bizi beklettiler. Daha çocuğumun morarmaya başladığını görüp doktorumuza söyledim. Ancak doktorum beni kadın doğum servisinden çocuk servisine gönderdi. 400-500 metre mesafelik yolu çocuğum kucağımda yürüyerek gittim. Daha sonra 45 gün kuvözde kaldıktan sonra taburcu edilirken çocuğumun yüzde yüz engelli olduğunu söylediler. Çocuğum 2 saat boyunca oksijensiz kaldığı için bu hale gelmiş” ifadelerini kullandı.

“DANIŞTAY, ‘İNSAN HAKKI İHLALİ’ VAR DEDİ ”
Mehmet Yılgın keşmekeşe dönen hukuk sürecini anlatarak, “Hastane çalışanlarının ihmaline karşı ceza davası açtık. Ancak İstanbul Valiliği tarafından ceza davası açılmasına izin verilmedi. Ben de şahitlerim ve belgelerimle maddi ve manevi tazminat davası açtım. Zaman aşımı nedeniyle dava talebimiz kabul edilmedi daha sonra da başvurumuz üzerine Danıştay, ‘İnsan hakkı ihlali’ var dedi. Danıştay’ın kararından sonra davanın yeniden görülmesine karar verdi. Yıllar süren dava sürecinde 2018 yılda Adli Tıp’tan ‘bilirkişi raporu’ istendi.  Mahkemenin sorduğu 5 soruya Adli Tıp, muğlak cevaplar verdiği için yeniden bilirkişi raporu istendi. Fakat Adli Tıp, mahkeme kararını tanımayarak yeni bilirkişi raporu hazırlamadı. Mahkeme de birden davayı sonlandırıldı” şeklinde konuştu.


“HAKSIZ VE HUKUKSUZ BİR SÜREÇ”
Mehmet Yılgın, “Biz haklı olduğumuzu biliyoruz ama sonuç olarak 14 yıllık hukuk skandalıyla karşı karşıyayız. Tam 14 yıldır bir sonuca ulaşamadık. Adli Tıp mahkeme kararını tanımıyor, mahkeme Adli Tıp’tan istediği ikinci bilirkişi raporu gelmeden davayı sonuçlandırıyor. Şimdi davamız istinaf mahkemesinde. Tamamen haksız ve hukuksuz bir süreçle karşı karşıyayız. Birilerinin ihmali yüzünden benim çocuğum yüzde yüz engelli kaldı ve sorumlularından henüz hesap sorulmadı. Ben sonuna kadar gideceğim ve bize bu acıları yaşatanlardan hesap soracağım” diyerek haklı mücadelesine devam edeceğini belirtti.

11 Tem 2021 - 08:22 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.