Maliyet yüksek üretemiyoruz!

Saadet Partisi “Geçim İttifakı” kapsamında düzenlediği ikinci kongresinde çiftçilerin sorunlarını ele aldı.

Geçtiğimiz hafta düzenlenen ve toplumun tüm kesimleri tarafından büyük bir ilgi ile takip edilen “Esnaf Kongresi”nin ardından dün gerçekleştirdiği “Çiftçi Kongresi” ile de tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlar Ve üreticilerin problemlerine kulak verildi. Türkiye’nin 81 ilinden binin üzerinde çiftçinin katıldığı kongreye, tarım birliklerinin temsilcileri ile tarım alanında takip edilen gazeteciler katıldı.


“ÇİFTÇİ SAHİPSİZ BIRAKILIYOR”


Çiftçinin üzerine düşen görevleri yerine getirirken sahipsiz bırakıldığını belirten Karamollaoğlu, “2006 yılında çiftçiye bütçenin yüzde 1’i oranında destek verilmesi kanunlaştırıldı. Ancak bu kanunu çıkaranlar bu kanuna hiçbir sene uymadı. Geçen sene çiftçiye 41 milyar TL destek verilmesi gerekirdi ancak bunun yarısı verildi. Bu durum da çiftçiyi bankalara mahkûm ediyor. Zihniyet değişikliğine ihtiyacımız var. Ülkeyi yönetenler, kendini çiftçinin yerine koyup çiftçinin derdi ile dertlenmeyi beceremiyor. Çiftçi, yaptığı iş ile gelirini rahatça sağlayacak bir şekilde geçindirilmeli. Böyle yaklaşılmaz ve çiftçi hayatını idame ettiremezse verilecek destek ve teşviklerin de bir anlamı kalmıyor” şeklinde konuştu.

Saadet Partisi, “Geçim İttifakı” kapsamında düzenlediği ikinci kongresinde çiftçilerin sorunlarını ele aldı. Geçtiğimiz hafta düzenlenen ve toplumun tüm kesimleri tarafından büyük bir ilgi ile takip edilen “Esnaf Kongresi”nin ardından dün gerçekleştirdiği “Çiftçi Kongresi” ile de tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlar ile üreticilerin problemleri dinlenildi. Türkiye’nin 81 ilinden binin üzerinde çiftçinin katıldığı kongreye tarım birliklerinin temsilcileri ile tarım alanında takip edilen gazeteciler katıldı. Kongrenin açılışını gerçekleştiren Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, tarımın ülkeler için bir numaralı sektör olduğunu kaydederek, “Çünkü tarım hayatımızı devam ettirmenin en önemli unsuru. Bunu da çiftçiler olarak siz sağlıyorsunuz. Bu nedenle tarım sektörü en stratejik sektördür. Uzaya gitmekten önce gelir” dedi.

“ÇİFTÇİ SAHİPSİZ BIRAKILIYOR”


Çiftçinin üzerine düşen görevleri yerine getirirken sahipsiz bırakıldığını belirten Karamollaoğlu, “2006 yılında çiftçiye bütçenin yüzde 1’i oranında destek verilmesi kanunlaştırıldı. Ancak bu kanunu çıkaranlar bu kanuna hiçbir sene uymadı. Geçen sene çiftçiye 41 milyar TL destek verilmesi gerekirdi ancak bunun yarısı verildi. Bu durumda çiftçiyi bankalara mahkûm ediyor. Zihniyet değişikliğine ihtiyacımız var. Ülkeyi yönetenler kendini çiftçinin yerine koyup çiftçinin derdi ile dertlenmeyi beceremiyor. Çiftçi, yaptığı iş ile gelirini rahatça sağlayacak bir şekilde geçindirmeli. Böyle yaklaşılmaz ve çiftçi hayatını idame edemiyorsa verilecek destek ve teşviklerin de bir anlamı kalmıyor” şeklinde konuştu.

“ZİRAAT BANKASI ASLİ GÖREVİNE DÖNMELİ”


Çiftçinin krediye kolay ulaşabilmesi için açılan Ziraat Bankası’nın bugünkü anlayışını da eleştiren Karamollaoğlu, “Ziraat Bankası çiftçiyi başka faaliyet gösteren insanlar gibi kendisine gelir sağlayan insanlar olarak görmeye başladı. Onun için piyasa faizleri ile güya tarıma destek vermeye çalışıyor. Böyle olmaz. Ziraat Bankası asli görevine dönmeli, çiftçiye faizsiz kredi vermesi gerekir. Ama bugün başka meseleler ile uğraşıyor. Böyle bir şey kabul edilemez” değerlendirmesinde bulundu.

DR. TALAT ŞENTÜRK: “ÜRETİM MALİYETLERİNİN YÜKSEKLİĞİ SORUNUN BAŞI”


Karamollaoğlu’nun konuşması sonrası sözü STK ve alanda uzmanlar isimler aldı. Türkiye Ziraat Odaları Genel Başkan Danışmanı Dr. Talat Şentürk, ülkemiz tarım sektörünün dünya ülkeleri ile rekabet edebilecek bir hale getirilmesi için yaşanan sorunların çözülmesi gerektiğini belirterek, sorunları şöyle sıraladı: “Üreticilerin en büyük dert yandığı sorunların başında maliyetlerin yüksekliği geliyor. Daha sonra tarımda kullanılan finansman yetersizliği ve tarım arazilerinin ve meraların amaç dışı kullanılması. Kırdan kente göçün büyümesi ve çiftçilikle uğraşan kesimin yaş ortalamasının büyümesi. Tarım sigortalarının yaygınlaştırılamaması. Sulama yatırımlarının tam olarak tamamlanamaması. Sözleşmeli üretimde yaşanan sorunlar. Su ve toprak kirliliği. Bir de son yıllarda iklim değişikliği nedeniyle kuraklık ön plana çıkıyor” diye konuştu.


GAZETECİ MELİHA OKUR: “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE DİKKAT EDİLMELİ”


Küresel iklim değişikliğinin tarım üzerindeki olumsuz etkilerine değinen gazeteci Meliha Okur, “Türkiye kısmi kuraklığa girmiştir. Türkiye, iklim değişikliğinin etkisi ile dört mevsimden iki mevsime düşecektir. Bu konu çok önemli. STK’lar ve siyasi partiler bu konuya eğilmeli” ifadelerini kullandı.

MİLLÎ GAZETE EDİTÖRÜ SADETTİN İNAN: “HÜKÜMETİN YETERSİZLİĞİ SORUNLARI DAHA DA ARTIRIYOR”


Millî Gazete köşe yazarı ve tarım editörü Sadettin İnan ise hükümetin tarım politikalarındaki yetersizliğin sektörün ve üreticinin belini büktüğünü belirterek, “Tarım sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Döviz kurları ve yaşanan kuraklık büyük bir krize neden oluyor. Yem fiyatları döviz kurları nedeniyle günlük zamlanıyor, hayvancılık can çekişiyor. Üreticiler maliyetini bile karşılayamadan üretim yapmak zorunda kalıyor. Hem tarımsal desteklerin uygulanış ve çiftçiye veriliş biçimi hem de kuraklık gibi olağanüstü durumlara karşı politika üretilememesi var olan sorunları daha da artırıyor” dedi.

HUBUBATÇILAR BAŞKANI ÖTER: “MEZOPOTAMYA YOK OLMA TEHLİKESİ YAŞIYOR”
Kızıltepe Hububatçılar Ticaret Merkezi Başkanı Şerif Öter, insanlık için olmazsa olmaz tarım için hükümetin bir planı olmadığını kaydederek, “Tarım masa başından yönetilemez. Nasıl ki her mahallede aile hekimi varsa her köyde de bir ziraat mühendisi olması gerekiyor. İlgililer sahada olmalı, sorunları kendi gözleri ile görmeli. Ama bunun yerine bizim yetkililer sorunu çözmenin yolunu ithalatta buluyor. İhracat eden bir ülke iken ithalatçı ülke konumuna geldik” dedi. Mardin başta olmak üzere bölge tarımında kuraklığın büyük bir sorun olduğunu belirten Öter, “Mezopotamya yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Buna çözüm getirilmelidir” çağrısında bulundu.

ÜNYE ZİRAAT ODASI BAŞKANI SARIKAHRAMAN: “ARTAN MALİYETE ÇÖZÜM BULUNMUYOR”


Ünye Ziraat Odası Başkanı Osman Sarıkahraman ise hem ülkenin hem de bölgenin önemli ürünü olan fındık alanında yaşanan sorunlara dikkat çekti. Sarıkahraman, “Fındık, 8 milyon aileyi doğrudan, 30 milyon aileyi ise dolaylı yoldan ilgilendiriyor. 2 milyar dolar bir döviz kazandırıyor. Ama 30 milyon insanı ilgilendiren bu fındığın bir kanunu yoktur. Maliyet girdileri her gün artıyor ama buna yönelik bir çözüm getirilmiyor” açıklamasında bulundu.

ESKİ PANKO GENEL MÜDÜRÜ TAN: “GİRDİ MALİYETİ VE NBŞ PANCAR ÜRETİCİSİNİ MAHVETTİ”


Balıkesir Susurluk’ta şeker pancarı üretimi yapan eski Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği Genel Müdürü Fahrettin Tan ise ülkemiz için milli ve stratejik ürünlerin başında gelen şeker pancarı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Tan, “Pancar üreticisinin belini girdi maliyetleri büküyor. Taban fiyatına yüzde 11 artış yapıldı ama girdi maliyetlerindeki artış en az yüzde 50. Pancar çiftçisinin bir diğer belini büken ise NBŞ’dir. Bunlar denetimi mümkün olmayan bir sektör haline geldiler. Verilen yüzde 2,5 kotanın katbekat üstünde üretimi yapılıyor. 10 fabrika özelleştirildi. Beş yıl üretim şartı. Beş yıldan sonra ne olacak? İsterse kapatır, isterse NBŞ’ye satabilir. Özelleştirme ile hinterland bozuldu. Şeker fabrikalarının mülkiyeti devlette kalmak şartı ile üretimi şeker pancarı kooperatiflerine verilmelidir” dedi.

“PANDEMİ DESTEKLERİ ÇİFTÇİYE DE VERİLMELİ”


Kongreye Bursa’dan katılan ziraat mühendisliği, tarım danışmanlığı ve aynı zamanda çiftçilik yapan Fevziye Diker, çiftçilerin pandemi sürecinde daha büyük zorluklar yaşadığını belirterek, “Çiftçilerimizin üretim yapabilmek için alması gereken tohumlarda yüzde 42 artış yaşandı. Gübre ve ilaç maliyetlerinde de artışlar yaşandı. Tarım sektöründe yaşanan böyle büyük bir artış yaşanıyor. Hayvancılık sektörü de bundan geri kalmıyor. Bu artışlar yetmezmiş gibi çiftçilerimiz doğa şartları ile de mücadele ediyor. Ham maddelerin ithal edilmesi ve dövizdeki artışta çiftçilerin ürünlerini maliyetinden çok daha düşük bir fiyata satmasına neden oluyor. Pandemi döneminde yapılan desteklere çiftçilerin de eklenmesini istiyoruz. Mazot ve gübrenin daha uygun fiyatlara çekilmesini istiyoruz” talebinde bulundu.

“ÇAYDA TABAN FİYATLARI BİZİ MAĞDUR EDİYOR”


Çiftçilerin konuşmaları ile devam eden kongrede Rize’de çay üretimi yapan Nevin ve Ali Yavaş çifti, çayın taban fiyatı konusunda büyük bir sorun olduğunu kaydederek, “Özel sektör çok düşük fiyatlardan çay alıyor. ÇAYKUR kuru çay satışı yapmıştır. Bu satışı düşük fiyat ile yapması bizi olumsuz etkiliyor. Daha sonra düşük tutulan kotanın da yükseltilmesini istiyoruz. Devam eden günlük kontenjan uygulamasının sonlandırılması gerekiyor” şeklinde konuştu.

“MALİYETİMİZ ARTIYOR, FİYATLAR ÇAKILI KALIYOR”


Bursa’da hayvancılık ile uğraşan Burak Çelik ise, “Hayvancılıktaki en büyük maliyet yem maliyeti. Yemin çuvalına geçen sene 70 lira veriyorduk. Bu sene 130 lira veriyoruz. Yüzde yüz bir artış yaşandı. Arpa fiyatlarında da artış oldu ki, bu artış arpaya ulaşımın zor olduğu bölgelerde daha çok yaşandı. Mazot fiyatlarında yüzde 30, gübre fiyatlarında ise yüzde yüze yakın artış var. Ancak üreticinin maliyeti yüzde yüz artmasına rağmen fiyatlar çakılı kalıyor” diye konuştu.

“HACİZ ÜSTÜNE HACİZ GELİYOR”


İzmir Bayındır’da tarım ile uğraşan çiftçi Ömer Kireçkaya da tarımsal hastalıklar nedeniyle ürün kaybı yaşadığını ve bu nedenle banka borcunu ödeyemediğini ifade ederek, “Bankalar haciz üstüne haciz gönderiyor. Elektriklerim kesik. Arazi boş kalıyor, sulama yapamıyorum. Zeytincilik yapıyorum. Gün geldi bir kilo mazota bir kilo zeytinyağı sattım. Biz kime başvuralım? Ne yapalım?” diyerek yaşadığı zorluğa dikkat çekti.

“ET VE SÜT FİYATLARI DENGELİ OLMALI”


Sivas’ın Gürün ilçesinde hayvancılık ile uğraşan Atakan Kayapınar, hayvancılıkta süt ve et fiyatlarının dengeli olması gerektiğini söyleyerek, “Çünkü süt fiyatları düşük ise üretici dişi hayvanını elde tutmayacak. Bu da buzağı üretiminde düşüşe neden olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

“ KONYA’DA KURAKLIK BÜYÜK ÖLÇÜDE YAŞANIYOR”


Konya’da üreticilik yapan Hacı İyilik ise, “Konya, Türkiye’nin tahıl ambarı ama yüzde 80’i kuraklık nedeniyle boş. Devletin buna bir çözüm bulması lazım. Geçen sene dekar başına 8 lira olan gübre desteği bugün 16 liraya çıkarıldı. Ancak ben geçen yıl verilen destekle 4 kilo ürün alıyordum, bugün desteğim yüzde yüz arttı ama 3 kilo bile ürün alamıyorum. Destek yok oldu gitti” dedi.

“ÜRETİM DESTEKLENMELİDİR”


Diyarbakır’da tarım ile uğraşan Süleyman İskenderoğlu ise zor durumda olan çiftçi için acil harekete geçilmesi gerektiğini belirterek, “Hükümetin çiftçiye bir an evvel el uzatması lazım. Bu konu üzerinde çok ciddi bir şekilde durmalı. İthalatın fayda getirmeyeceğinin farkına varmalılar. Üretim desteklenmelidir” talebinde bulundu.

“ÜRETTİĞİMİZİ SATAMIYORUZ”


İstanbul’da tarımla uğraşan Özgür Güney ise, “Ürettiğimizi satamıyoruz. Bugün maalesef bu yem şartlarından dolayı kendi karnımızı doyurmak bir yana ineğin karnını doyuramıyoruz. Ben bu kurbanda süt veren ineklerimi kesmek zorunda kalacağım. Bugün 10 liraya sattığım ineği yarın 20 liraya bulamayacak hale geliyorum. Yolda bulduğum samanı otu topluyorum, adeta taşıma su ile değirmen çevirmeye çalışıyorum. Çiftçiyi tarlasında hayvanından koparmaya çalışan anlayış ile üretim nasıl devam edecek?” diye sordu.

“ÇELTİK ZOR DURUMDA”


Trakya tarımında yaşanan sorunları anlatan Edirneli çiftçi Eray Karaca, “Trakya bölgesinde çeltik buğday ve ayçiçeği, çeltik zor durumda. Çeltik harmanı satımları gerilerken ona rağmen girdi maliyetleri arttı. İthalat politikasından vazgeçilmeli. Böyle giderse önümüzdeki yıllar bizleri daha kötü günler bekliyor” diye konuştu.

“DÜNYA ÇİFTÇİSİ İLE REKABET EDEMİYORUZ”


Antalya Demre’de çiftçilik yapan Ahmet Akça ise Türk çiftçisinin dünya çiftçisi ile rekabet edemediğini söyleyerek, “Döviz fiyatları yüksek. Tarım alanlarımızın çoğu ekilemiyor, ekilen yerlerden ise verim alamıyoruz. Üretime teşvik verilmiyor. Rahmetli Erbakan Hoca başbakan olduğu dönemde üretime teşvikler vermesi ile üretimde büyük bir artış yaşandı. Ancak bugün bunu göremiyoruz” ifadelerini kullandı.

“KİVİ İTHALATININ ERKEN YAPILMASI BİZİ MAĞDUR EDİYOR”


Ordu’da kivi üretimi yapan Kadir Engin ise kivi üretimindeki en büyük sorunun ithalat zamanının erken açılması olduğunu belirtti. Engin, “Böyle olunca fiyatlar düşüyor. Biz de büyük zarar görüyoruz. Buna son verilmeli” şeklinde konuştu.

“SAMAN EL YAKIYOR”


Bayburt’ta besicilik ile uğraşan Ali Kaymak, pandemi ve kuraklığın kendi sektörlerini de olumsuz etkilediğini ifade ederek, “Saman geçen sene 500 kusur lira iken bu sene bin liranın üstünde. Bayburt, hayvancılık konusunda önemli bir konumda idi, yaşanan maliyet artışlarına karşın destekleme yapılmadığı için üreticiler şehirlere taşınmaya, köyleri bırakmaya başladı” dedi.

“ÇİFTÇİ ÖNÜNÜ GÖREMİYOR”


Kocaeli’de ceviz yetiştiriciliği yapan Sedat Acar da, “Çiftçinin geçim kaynağı bahçe ve tarla satarak oluyor. Çiftçilerin çoğu banka borçları ile batık durumda. Son yıllarda çiftçi önünü göremiyor” diye konuştu.

“PANDEMİ DESTEKLERİ ÇİFTÇİYE DE VERİLMELİ”


Kongreye Bursa’dan katılan ziraat mühendisliği, tarım danışmanlığı ve aynı zamanda çiftçilik yapan Fevziye Diker, çiftçilerin pandemi sürecinde daha büyük zorluklar yaşadığını belirterek, “Mazot ve gübrenin daha uygun fiyatlara çekilmesini istiyoruz” talebinde bulundu.

HUBUBATÇILAR BAŞKANI ŞERİF ÖTER: “MEZOPOTAMYA YOK OLMA TEHLİKESİ YAŞIYOR”


Kızıltepe Hububatçılar Ticaret Merkezi Başkanı Şerif Öter, “Mezopotamya yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Buna çözüm getirilmelidir” çağrısında bulundu.

DR. TALAT ŞENTÜRK: “ÜRETİM MALİYETLERİNİN YÜKSEKLİĞİ SORUNUN BAŞI”


Karamollaoğlu’nun konuşması sonrası sözü STK temsilcileri ve bu alanda uzman isimler aldı. Türkiye Ziraat Odaları Genel Başkan Danışmanı Dr. Talat Şentürk, “Üreticilerin en büyük dert yandığı sorunların başında maliyetlerin yüksekliği geliyor.” diye konuştu.

MİLLÎ GAZETE EDİTÖRÜ SADETTİN İNAN: “HÜKÜMETİN YETERSİZLİĞİ SORUNLARI DAHA DA ARTIRIYOR”


Millî Gazete köşe yazarı ve tarım editörü Sadettin İnan ise hükümetin tarım politikalarındaki yetersizliğin sektörün ve üreticinin belini büktüğünü belirtti.

GAZETECİ MELİHA OKUR: “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE DİKKAT EDİLMELİ”
Küresel iklim değişikliğinin tarım üzerindeki olumsuz etkilerine değinen gazeteci Meliha Okur, “Türkiye, kısmi kuraklığa girmiştir” dedi.

ÜNYE ZİRAAT ODASI BAŞKANI OSMAN SARIKAHRAMAN: “ARTAN MALİYETE ÇÖZÜM BULUNMUYOR”


Ünye Ziraat Odası Başkanı Osman Sarıkahraman ise, “Maliyet girdileri her gün artıyor ama buna yönelik bir çözüm getirilmiyor” açıklamasında bulundu.

ESKİ PANKO GENEL MÜDÜRÜ FAHRETTİN TAN: “GİRDİ MALİYETİ VE NBŞ, PANCAR ÜRETİCİSİNİ MAHVETTİ”


Balıkesir Susurluk’ta şeker pancarı üretimi yapan eski Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği Genel Müdürü Fahrettin Tan ise, “Pancar üreticisinin belini girdi maliyetleri büküyor” dedi.

SAMAN EL YAKIYOR


Bayburt’ta besicilik ile uğraşan Ali Kaymak, pandemi ve kuraklığın kendi sektörlerini de olumsuz etkilediğini ifade ederek, “Saman geçen sene 500 küsur lira iken bu sene bin liranın üstünde. Bayburt, hayvancılık konusunda önemli bir konumda idi, yaşanan maliyet artışlarına karşın destekleme yapılmadığı için üreticiler şehirlere taşınmaya, köyleri bırakmaya başladı” dedi.

“ÇAYDA TABAN FİYATLARI BİZİ MAĞDUR EDİYOR”


 Rize’de çay üretimi yapan Nevin ve Ali Yavaş çifti, çayın taban fiyatı konusunda büyük bir sorun olduğunu kaydetti.

“MALİYETİMİZ ARTIYOR, FİYATLAR ÇAKILI KALIYOR”


 Bursa’da hayvancılık ile uğraşan Burak Çeli, “Üreticinin maliyeti yüzde yüz artmasına rağmen fiyatlar çakılı kalıyor” diye konuştu.

“HACİZ ÜSTÜNE HACİZ GELİYOR”
 İzmir Bayındır’da tarım ile uğraşan çiftçi Ömer Kireçkaya da tarımsal hastalıklar nedeniyle ürün kaybı yaşadığını belirterek, “Bankalar haciz üstüne haciz gönderiyor” dedi.

“ET VE SÜT FİYATLARI DENGELİ OLMALI”


 Sivas’ın Gürün ilçesinde hayvancılık ile uğraşan Atakan Kayapınar, hayvancılıkta süt ve et fiyatlarının dengeli olması gerektiğini söyledi.

“KONYA’DA KURAKLIK BÜYÜK ÖLÇÜDE YAŞANIYOR”


 Konya’da üreticilik yapan Hacı İyilik ise, “Konya Türkiye’nin tahıl ambarı ama yüzde 80’i kuraklık nedeniyle boş. Devletin buna bir çözüm bulması lazım” dedi.

“ÜRETİM DESTEKLENMELİDİR”


 Diyarbakır’da tarım ile uğraşan Süleyman İskenderoğlu, zor durumda olan çiftçi için acil harekete geçilmesi gerektiğini belirtti.

“ÜRETTİĞİMİZİ SATAMIYORUZ”


 İstanbul’da tarımla uğraşan Özgür Güney, “Ürettiğimizi satamıyoruz. Ben bu kurbanda süt veren ineklerimi kesmek zorunda kalacağım” dedi.

“ÇELTİK ZOR DURUMDA”


 Trakya tarımında yaşanan sorunları anlatan Edirneli çiftçi Eray Karaca, “Trakya bölgesinde çeltik buğday ve ayçiçeği, çeltik zor durumda” diye konuştu.

“DÜNYA ÇİFTÇİSİ İLE REKABET EDEMİYORUZ”


 Antalya Demre’de çiftçilik yapan Ahmet Akça ise Türk çiftçisinin dünya çiftçisi ile rekabet edemediğini söyledi.

“ÇİFTÇİ ÖNÜNÜ GÖREMİYOR”


 Kocaeli’nde ceviz yetiştiriciliği yapan Sedat Acar da, “Çiftçinin geçim kaynağı bahçe ve tarla satarak oluyor. Çiftçilerin çoğu banka borçları ile batık durumda. Çiftçi önünü göremiyor” dedi.

11 Haz 2021 - 08:23 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.