Alaattin Aktaş: 'Enflasyonun kaynağı faiz mi, döviz mi?'

Ekonomist Alaattin Aktaş bugünkü köşesinde enflasyonla faiz ilişkisini değerlendirerek "Enflasyonun kaynağı faiz mi, döviz mi?" diye sordu.

Türkiye'de yaşanan enflasyonla ilgili tartışmalar bitmek bilmiyor. Ekonomist Alaattin Aktaş bugünkü köşesinde enflasyonla faiz ilişkisini değerlendirdi. 

Dünya yazarı Aktaş, "Yıllardır tartışıyoruz; enflasyonu faiz mi yoksa döviz mi artırır diye. Aslında sayılar bu tartışmayı gereksiz kılacak kadar açık. Faiz düşük olunca kur, virüs programı bulunmayan bilgisayar gibi her türlü şoka açık hale geliyor ve bu artış da fiyatları tırmandırıyor" ifadelerini kullandı. 

Ekonomi yazarı Alaattin Aktaş'ın yazısının ilgili kısmı şöyle: 

"Aslında sayılara bakınca ortada tartışma konusu olacak bir konu da pek kalmıyor ya... Son üç buçuk yıl tam ders niteliğinde bir tablo sunuyor bizlere.
2018’den bu yana yaşadığımız çok özet olarak şöyle:
Nedeni ikinci planda, bir kur artışı patlak veriyor. Önce bu artışı önemsemiyoruz ya da önemsemez görünüyoruz, sonra çare kalmıyor ve faiz artırıyoruz. Faiz artışıyla birlikte kurdaki tırmanış duruyor ve gerileme sağlanıyor. Ama bu kur artışı maliyetleri tahrik ediyor bir kere ve fiyat artışı başlıyor. Bunun üstüne bir de faizden kaynaklanan yük biniyor. Fiyatlar tırmandıkça tırmanıyor, sonra ekonomi bitkin düşüyor ve bir sakin dönem...
Bu kısır döngüyü yıllardır yaşıyoruz. Ama aynı adımları atıp, aynı kararları verip her seferinde başka sonuçlar doğacağını ummaktan vazgeçmiyoruz. Ne var ki klasik hale gelen sonuç değişmiyor.
Bugün bir tablo hazırladık. Tabloda önceki üç yıl ile bu yılın ilk beş ayındaki, yani yaklaşık üç buçuk yıldaki sepet kur, Yİ-ÜFE ve TÜFE artışıyla bu dönemlerde uygulanan ortalama fonlama maliyetine yer verdik.
Kur ve fiyat artışı bir yanda, Merkez Bankası’nın faizi bir yanda... Zıtlık dikkatinizi çekiyor değil mi...
Hangi dönem fonlama maliyeti düşük uygulanmış, o dönem hem sepet kur çok artmış, hem fiyatlar. Aslında şöyle demek daha doğru; faiz düşük kalınca kur tırmanmış, kurdaki bu artış da enflasyonu tırmandırmış.
Ne zamanki fonlama maliyeti artırılmış, diğer artışlar düşük kalmış.
Aslında tablo böylesine açıkken tartışacak ne kalıyor ki!
Hadi bir kere yaptık, baktık istediğimiz gibi bir sonuç elde edemedik, hatta oldukça zararlı çıktık bu tercihten... Belki o dönemin koşulları yüzünden arzuladığımız sonuç doğmadı diye düşündük, bir kez daha denedik, sonuç yine aynı. Artık aynı yolu izlemenin, aynı tercihte bulunmanın gerçekçi bir izahı var mı?
Aslında şimdi faiz görece yüksek. Ne var ki faizin bir anda aşağı çekilmeyeceğinin garantisi yok. Güven yok çünkü güven!
Faizi şimdiki yüzde 19’dan bir anda yüzde 29’a, 39’a çıkarsak... Ama aynı zamanda faizi her an indirebileceğimizi söylemeye de devam etsek... Bunu yapınca bir anlamda örtülü biçimde “Bizim sağımız solumuz belli olmaz” demiş olmuyor muyuz...
Yoksa yüzde 19 bugünün ekonomik koşullarında çok yüksek bir oran. Dünyanın gelişmiş ülkeleri yüzde 1-2, hatta bir kısmı negatif faiz uyguluyorken yüzde 19, müthiş. Ama şu güvensizlik yok mu!"

09 Haz 2021 - 10:38 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.