Dokuz ayda salgın değil algı yönetimi yapıldı

Dokuz ayda salgın değil algı yönetimi yapıldı. Koronavirüs salgını her geçen gün daha fazla kişinin hastalanması ve vefat etmesiyle sürüyor.

Koronavirüs salgını her geçen gün daha fazla kişinin hastalanması ve vefat etmesiyle sürüyor. İlk başlarda vatandaşlar Sağlık Bakanlığı'nın yönetimini beğense de gelinen durumda eleştiri okları Sağlık Bakanlığı ve hükümete yöneltilmiş durumda.

Geride kalan dokuz ayda Sağlık Bakanlığı, salgın yerine algıyı yönetmeye çalışan bir anlayışı seçse de Kış mevsimi ile birlikte durum korkutucu bir hal aldı.

Hükümetin yönetim zaafiyetlerini Birgün gazetesi şu şekilde derledi;

Salgının başında ilk sorun maske dağıtımında yaşandı.

5 Nisan: PTT üzerinden ücretsiz maske dağıtımı yapılacağı açıklandı.

6 Nisan: PTT sistemi çöktü, başvurular için yeni adres e-Devlet oldu.

9 Nisan: İstanbul’da ücretsiz maskelerin eczaneler tarafından dağıtılmasında karar verildi. 5 maskenin verilme süresi haftada birden 10 günde bire çıkarıldı.

23 Nisan: Eczanelerden kimlik doğrulaması ile maske alabileceği açıklandı.

28 Nisan: Maskeler, 20 yaş ve altı ile 65 yaş ve üstüne dağıtılmazken 20-65 yaş arası çalışanlar da kapsam dışı bırakıldı.

4 Mayıs: Maske satışı serbest bırakıldı. Salgından önce 25 kuruş civarına satılan cerrahi maske için tavan fiyat 1 TL olarak belirlendi.

Sonrasında sokağa çıkma yasağı konusunda başka bir fiyasko yaşandı.

İlk sokağa çıkma yasağı 10 Nisan saat 22.00 sıralarında duyuruldu. Yasağa sadece iki saat kala yapılan bu duyuru sonrası halk panik yaşadı, yasak kapsamındaki 31 kentte market ve fırınlara akın gerçekleşti.

Milyonlarca insanın canını tehlikeye atan karardan iki gün sonra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu istifa etti. Saray, istifayı kabul etmedi.

10 Nisan’a başlayan hafta sonu ve tatil günleriyle sınırlı sokağa çıkma yasakları, 1 Haziran itibariyle sona erdirildi. Ancak bundan dört gün sonra, 5 Haziran’ın ilk saatlerinde İçişleri Bakanlığı, 6 Haziran gece yarısı itibariyle yeniden sokağa çıkma yasağı uygulanacağını açıkladı. Açıklamadan 12 saat sonra ise bu kez Cumhurbaşkanı Erdoğan yasağı ‘bizzat’ iptal ettiğini duyurdu.

Hastalığın artış göstermesi sonrası Adana Büyükşehir Belediyesi sahra hastanesi kurdu. İktidar ise bu konuyu hedef aldı. Hastane mühürlendi. Sonbahar ile birlikte artmaya başlayan vaka sayısı sonrası hastanelerin koridorları hatta yemekhaneleri acil servis ve koronavirüs yoğun bakım ünitesine dönüştürülmeye başlandı.

Türkiye’de salgınla ilgili en tartışmalı konuların başında vaka sayıları var. İktidar, son altı gündür vaka sayılarını açıklasa da verinin güvenilirliği hala şüphe konusu.

Normalleşme süreci ardından Haziran ayında, günlük ve haftalık Covid-19 durum raporları açıklanmaya başlandı. Nedeni, turizm kaygısıydı. Zaten bu durum, açıklanan ilk iki haftalık raporda da açık biçimde dile getirildi. Raporların son bölümlerde, Antalya ve Muğla’nın da içinde yer aldığı bazı illerde vaka sayılarının hayli az olduğu iddia edildi. İngilizce’ye de çevrilip uluslararası kurumlara gönderilen raporlarda bu iller şöyle tanıtıldı: “Ayrıca söz konusu iller turizm için en çok tercih edilen iller arasında da yer almaktadır.”

29 Temmuz’da Sağlık Bakanlığı’nın koronavirüs tablosunda bir kısım değişiklik yapıldı. Bu tarihten sonra entübasyona ve yoğun bakıma ihtiyaç duyan vakaların bildirimi sonlandırıldı. Aynı gün ayrıca Sağlık Bakanlığı tablosundaki ‘vaka’ ifadesi, ‘hasta’ ifadesiyle değiştirildi. 

CHP Milletvekili Murat Emir, Sağlık Bakanlığı sistemine göre 10 Eylül’de 29 bin 377 pozitif vaka tespit edildiğini ortaya çıkardı. Ancak aynı gün açıklanan ‘hasta’ sayısı ise bin 512’ydi.

Bakan Koca da 30 Eylül’de yaptığı Bilim Kurulu toplantısında “Her vaka hasta değildir” açıklamasını yaptı.

Krizdeki önemli sorunlardan biri grip aşısında yaşandı. Kronik hastalığı olan ve 65 yaş üzeri 40 milyondan fazla vatandaş varken Sağlık Bakanlığı sadece bir milyon 200 bin doz grip aşısı satın aldı. Bütün dünya bu konuda önceden davrandığı için başka satın alınacak aşı bulunamadı. Bu sebeple grip aşısı çok az kişiye, HES uygulaması üzerinden verildi. Bu noktada da kanser hastası ve kronik hastalığı olanların bile grip aşısı alamaması eleştirileri beraberinde getirdi.

01 Ara 2020 - 13:40 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.