Reklamı Kapat

Gezi Parkı davasında tüm sanıklar beraat etti

Gezi Parkı davasında tüm sanıklar hakkında tüm sanıklar hakkında beraat kararı verildi. Tutuklu yargılanan Osman Kavala için tahliye kararı çıktı.

Gezi Parkı eylemlerine ilişkin davanın 7’nci duruşması bugün yapıldı.

Davada tutuklu olarak yargılanan tek isim AİHM’in “derhal serbest bırakılmalı” kararı verdiği iş insanı Osman Kavala. Yargılanan isimler arasında gazeteci Can Dündar, Ayşe Mücella Yapıcı ve oyuncu Memet Ali Alabora da bulunuyordu.

Gezi Parkı davasında tüm sanıklar hakkında tüm sanıklar hakkında beraat kararı verildi. Tutuklu yargılanan Osman Kavala için tahliye kararı çıktı.

OSMAN KAVALA SAVUNMA YAPTI
Duruşmada tutukluluğuna yönelik savunma yapan Osman Kavala, hakkında hazırlanan iddianamenin komplo teorisi olduğunu vurgulayarak, “Bu iddialar sadece internette çıkan bir yazı kullanılarak ortaya atılmıştır. Nesnel bir gözlemciyi buna ikna edebilecek hiçbir belge iddianamede mevcut değildir. Her ne kadar geç de olsa mahkemenizi siyasi söylemlerin etkisinde değil, hukuk normlarıyla davaya bakmaya davet ediyorum” dedi.

MAHKEME TÜM TALEPLERİ REDDETİ

Mahkeme heyeti, son savunma için süre talebini, davayı uzatmaya yönelik olduğu gerekçesiyle reddetti. Mahkeme, son savunmalarını yapmalarını istedi. Bunun üzerine sanıklardan Can Atalay: “Vereceğiniz karar Türkiye’nin politik iklimiyle alakalıdır” dedi.

SON SÖZLERİ SORULDU SALON  BOŞALTILIYOR
Mahkeme Başkanı son savunma yapmak istemeyen sanıklardan son sözlerini sordu. Avukatlar itiraz ediyor bu duruma. İzleyiciler alkış çaldığı için mahkeme salonundan çıkarılmalarına karar verildi. Şu an izleyiciler çıkarılıyor.

Çok sayıda CHP’li milletvekilinin de takip ettiği duruşmada şunlar yaşandı;

SAVCININ MÜTALAASI OKUNDU
İstanbul Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşma, savcılığın celse arasında verdiği esas hakkındaki görüşünü okuyarak başladı.

MAHKEME HEYETİ SON SAVUNMAYI İSTEDİ AVUKATLAR İTİRAZ ETTİ
Duruşmada, tutuklu Osman Kavala’nın son savunmasını yapmasını isteyen mahkeme heyetine sanık avutları itiraz etti. Duruşma savcısının dosyaya sunulan dilekçelerin davayı uzatmaya yönelik olduğunu söyleyerek reddedilmesini istedi. Bunun üzerine mahkeme heyeti, avukatların taleplerini aldı.

AVUKATLAR: TANIKLARIMIZ DİNLENMELİ

Avukat Evren İşler, tanıklarının hazır edildiğini belirterek “Dinletmek istediğimiz tanıklar şu an salonda. Yargılamayı uzatmaya yönelik bir durum yok” dedi. Avukat Aynur Tuncel Yazgan da, “Toplanmasını istediğimiz delillere ilişkin bir karar vermediniz. Biz de tanığımızı getirdik. Kanuna göre tanık hazır edilmişse, mahkeme kabul etmek zorundadır. Tanığımızın dinlenmesini talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

AVUKAT BELEN: TAHKİKAT AŞAMASI TAMAMLANMAMIŞTIR
Avukat Bahri Belen de şunları söyledi: “Bu iddianame ve delillere göre, sanıkların sorgusunu aldınız. Bu tamamlandı. Ondan sonra sanıkların savunmasına yönelik deliller nerede? Bunlar toplandı mı? Bize göre deliller yok. Biz de mecbur bırakıldığımız için savunma delillerini sunmak istiyoruz. Tanıkların dinlenmesinden sonra bizim tanıklarımız dinlenmedi. Tahkikat aşaması davamızda tamamlanmamıştır. Usule aykırı dinlenen bir tanık var. Size göre usule uygun olabilir. Ancak bizim tanıklarımız dinlenmedi. Yazılı belgeler tartışılmadı. Mütalaa aşamasına böyle gelinir.”

“HALA DELİL TARTIŞMASI AŞAMASINDAYIZ”
Avukat İlkan Koyuncu da “Deliller tartışılmadığı için biz savunma yapmayacağız. Bir önceki celse heyeti reddederek salonu terkettik. Biz çıktıktan sonra müvekkilimize tanığın söylediklerini sordunuz. Yani hala delil tartışma aşamasındayız. Sunduğu gaz maskesi üzerinde de inceleme yapılmalı. Bildirdiğimiz tanıklar da dinlenmeli. İddianame telefon tapelerinden oluşuyor. Bu tapelerin kayıtlarının getirtilmesini istiyoruz.”

HUKUKA AYKIRI DELİLLER VAR
Avukat Emel Ataktürk Sevimli de “Tanıkların usulüne uygun olarak dinlenmesi, ispat araçlarının toplanmış olması, delillerin tartışılması gerekirdi. Şu ana kadar bu yapılmadı. Savunma açısından toplanması gerekli delilleri henüz dile getirdik. Mahkemenini tutumu, hızla yargılamanını karara götürüldüğü endişesi yaratmaktadır. Mahkeme üzerinde baskı oluşturmaya çalıştığını düşündüğümüz otoritelerle de ilgili.

Bu bakımdan bizim her şeyden önce bu konuda mahkemenin maksimum özeni göstermesine yönelik bir talebimiz var. Hukuka aykırı delillerin nasıl bir soruna yol açtığı karara bağlanmadı. Bize göre bu dinleme kayıtlarının hukuka aykırılığı bir yana, dosya evrakına bakıldığında hiçbir dayanağı da yok. İletişim tespitinin hangi şüpheyle yapıldığına dair belgeleri görmedik. Eksik evrakın tamamlanmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı

Mahkeme heyeti avukatların taleplerini reddetti.

KAVALA: NESNEL BİR GÖZLEMCİYİ İKNA EDECEK HİÇBİR BELGE İDDİANAMEDE YOK
Osman Kavala’nın son savunmasını yapmasını istedi. Osman Kavala ise son savunması için süre talep edeceğini ancak tutukluluğuna yönelik konuşmak istediğini söyledi.

Kavala, hakkında hazırlanan iddianamenin komplo teorisi olduğunu vurgulayarak, “Bu iddialar sadece internette çıkan bir yazı kullanılarak ortaya atılmıştır. Nesnel bir gözlemciyi buna ikna edebilecek hiçbir belge iddianamede mevcut değildir. İddia makamı ve heyetiniz olayları ve olguları nesnel bir şekilde değerlendirmemektedir.

Davanın adil bir şekilde yürütüldüğünün anlaşılması için usül kurallarına ve temel hukuk normlarına uyulmalıdır. Her ne kadar geç de olsa da mahkemeniz siyasi söylemlerin etkisinde değil, hukuk normlarıyla mahkemeye bakmaya davet ediyorum” dedi.  Diğer sanıklar da savunma yapmak için süre istedi. Mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi.

“ADALET ÇÜRÜRSE HERŞEYİ KAYBEDERİZ”
Mahkemenin duruşmaya ara vermesi üzerine Silivri’deki duruşma salonu önünde konuşan CHP Genel başkan Yardımcısı Muharem Erkek, Yargılananların hakkında müebbet hapis cezası istendiğini hatırlatarak; “Çünkü çok korkuyorlar. Toplumun ayağı kalkmasından, bir Gezi hareketiyle daha karşılaşmaktan o kadar korkuyorlar ki, birilerini haksız yere de olsa cezalandırmak istiyorlar. Bizler de bu davayı sonuna kadar takip edeceğiz. Adaletin tecelli etmesi için sonuna kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Çünkü adalet çürürse herşeyi kaybederiz” dedi.

MÜCELLA YAPICI: DAHA ÖNCE BERAAT ETTİM, SAVUNMA YAPMAYACAĞIM
Sanık Mücella Yapıcı da daha önce Gezi davasında yargılanarak beraat ettiğini hatırlatarak, “Ben daha önce beraat ettim. Savunma yapmayacağım. Ama arkadaşlarımın savunması için süre talep ediyorum” diye konuştu.

Sanıklardan, Çiğdem Mater, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden de son savunmalar için süre talep etti. Çiğdem Mater, “Kişisel olarak aleyhime hiçbir tanık beyanı olmaksızın son derece ağır şekilde suçlanıyorum” diye konuştu.

Can Atalay da “Benim artık sizin heyetinizden bir talebim yok” dedi. FETÖ'cü polislerin topladığı delillerle dava açıldığını hatırlatan Atalay, “Gezi direnişi bu toplumun yüz akıdır” ifadelerini kullandı.

Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi de süre talep ettiklerini söyledi.

MAHKEME TÜM TALEPLERİ REDDETİ
Mahkeme heyeti, son savunma için süre talebini, davayı uzatmaya yönelik olduğu gerekçesiyle reddetti. Mahkeme, son savunmalarını yapmalarını istedi. Bunun üzerine sanıklardan Can Atalay: “Vereceğiniz karar Türkiye’nin politik iklimiyle alakalıdır” dedi.

CELSE ARASI VERİLEN MÜTALAADA MÜEBBET HAPİS İSTENMİŞTİ
Davada duruşma savcısı celse arası mütalaasını vermişti. Üç gün sürmesi beklenen duruşmalarda sanık ve avukatlarının mütalaaya kaşı savunma yapacakları, savunmaların bitmesi durumunda ise mahkemenin kararını açıklaması bekleniyor.

Celse arası verilen mütalaada davanın tek tutuklu sanığı iş insanı Osman Kavala ile diğer sanıklar Yiğit Aksakoğlu ve Mücella Yapıcı’nın “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs suçunu işledikleri” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsini istemişti.

Mütalaada tutuksuz sanıklar Çiğdem Mater Utku, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Ali Ekmekçi’nin ise diğer sanıklara suçun işlenmesinden önce veya suçun işlenmesi sırasında yardımda bulundukları gerekçesiyle “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etmek” suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep edilmişti.

AİHM “KAVALA’YI TAHLİYE EDİN” DEDİ
Anadolu Kültür A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala yaklaşık 28 aydır tutuklu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kavala’nın derhal tahliye edilmesini talep etmişti.

16 Kasım 2018’de gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Bernard van Leer Vakfı Türkiye Temsilcisi Yiğit Aksakoğlu, 221 gün sonra tahliye edilmişti.

Davanın diğer sanıkları ise şöyle:

Ayşe Mücella Yapıcı (Mimar)
Ayşe Pınar Alabora (Oyuncu)
Can Dündar (Gazeteci-yazar)
Çiğdem Mater Utku (Sinemacı ve gazeteci)
Gökçe Yılmaz (Açık Toplum Vakfı Türkiye Temsilcisi)
Handan Meltem Arıkan (Yazar)
Hanzade Hikmet Germiyanoğlu (Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Koordinatörü)
İnanç Ekmekçi
Ali Hakan Altınay (Anadolu Kültür A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi)
Memet Ali Alabora (Oyuncu)
Mine Özerden (Sinemacı, yönetmen yardımcısı ve reklamcı)
Şerafettin Can Atalay (Avukat)
Tayfun Kahraman (Eski TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi akademisyen)
Yiğit Ali Ekmekçi (Anadolu Kültür A.Ş Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Terakki Vakfı Okulları Yönetim Kurulu Üyesi)

7 KİŞİNİN DOSYASININ AYRILMASI İSTENDİ

Savcı haklarında yakalama kararı bulunan Ayşe Pınar Alabora, Can Dündar, Gökçe Yılmaz, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, Memet Ali Alabora ve İnanç Ekmekçi hakkındaki dosyanın ise ayrılmasını ve haklarındaki yakalama kararlarının beklenilmesini istedi.

18 Şubat 2020 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.