Reklamı Kapat

"Abdülkerim Çevik cinayeti bölgenin dengesine yapılan bir saldırıdır"

Geçtiğimiz günlerde Bitlis'in Güroymak (Norşin) ilçesinde bulunan medresede silahlı saldırı sonucu şehit olan Abdülkerim Çevik'in cinayetinin yankıları sürüyor.

Bitlis'te geçtiğimiz günlerde Yakup Şeflekçi tarafından silahlı saldırıyla şehit edilen bölgenin önemli kanaat önderlerinden Güroymak (Norşin) Medresesi Baş Müderrisi, Nakşibendî Şeyhi Muhammed Ziyaeddin'in torunu Abdülkerim Çevik Hoca, hayatını birleştirmeye kardeşliğe ve hayra adamıştı. Yüzlerce kişinin kucaklaşmasına, arazi anlaşmazlıklarının giderilmesine aracılık eden Çevik, bölgenin sosyolojik sorunlarından biri olan kan davalarının bitmesine de vesile olması ile biliniyordu. Cinayetle ilgili milligazete.com.tr'ye konuşan Sosyolog ve Yazar Müfid Yüksel, "Bu cinayetin bölgedeki dengelere de büyük bir etkisi olacak. Bundan sonra bu tür sulh davalara bakacak aileler ve kişiler de kendi can güvenliklerini düşünüp, korkuya kapılacaklar" ifadelerini kullandı.

"ABDÜLKERİM HOCA, DENGELER ÜZERİNE OTURMUŞ BİR ŞAHSİYETTİ"
Cinayetin münferit olduğunu belirten Müfid Yüksel, "Bu cinayet hesapta münferit gözüküyor ama böyle davalarda hakem olan veya bu aileden hakem olan birisinin öldürülmesi ilk defa oluyor. Bu bakımdan cinayet, önemli ve kritik bir saldırı gibi gözüküyor. Abdülkerim Hoca, dengeler üzerine oturmuş bir kimseydi. Hem aileyi yükselten hem bölgede ses getiren, faaliyetleri olan bir şahsiyetti. Güzel şeyler yapıyordu, gelecek adına da umut vadediyordu. İnsanlar tarafından da çok sevilen birisiydi. Ben de elimden geldiğince destek vermeye çalışıyordum. Bizler O'nu oranın geleceği olarak görüyorduk.” dedi.


"CİNAYET PLANLI BİR ŞEKİLDE YAPILIYOR"
Yüksel, “Onu katleden şahsın, aile olarak en yakınından birisi olması şaşırtıcı geldi. Eğer bunun arkasında bir şey varsa, ki bu çok ciddi bir mesele. Cinayeti işleyen kişinin psikopat vs. yani asosyal falan olduğunu söylüyorlar. Ama daha önce böyle bir vukuatı, benzer bir teşebbüsü yok. Üstelik ani bir refleksle değil, gelip bu saldırıyı planlı bir şekilde yapıyor. Davanın görüldüğü gün çıkarıp silahıyla da vurmuyor. Davadan bir kaç gün sonra gelip vuruyor. İşte bu da cinayetin garip tarafı. Bugün tarihe baktığımızda böyle suikastler de hep kişilerin yakınlarına yaptırıldığını görürüz. Bunun örnekleri de çok. Bu bakımdan kuşkulu. Mesela Amerika, Kral Faysal'ı 1975'te yeğenine öldürttü. O zaman Suudi Arabistan Kralı, Amerika ile biraz ters düşmüştü. Acaba burada da böyle bir şey mi var! En yakın gibi gözüken ve yüz yıldır onların müridleri olan bir aileden birine mi yaptırdılar diye insan kuşku duyuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

"EMRETTİLER YAPTIM DEMİŞ"
“Cinayetten sonra katil, kendi benzin istasyonuna gidip oturmuş” diyen Yüksel “O sırada da akrabalarından birisi arayıp, sen mi yaptın diye soruyor. O da, "Evet, bana emrettiler yaptım" diyor. Böyle bir şey söylendi bana ama bu ne derece doğru bilemiyorum. Bunun teyit edilmesi lazım. Cinayetin aydınlatılması için de özel savcıların görevlendirilmesi gerekiyor. Eğer karanlık odaklar varsa da bunun sonuna kadar gidilmesi ve müfettişlerin de devreye sokulması lazım. Katilin son telefon görüşmelerine bakılabilir. Eğer varsa böyle bir konuşma, zaten çıkar ortaya. Bu cinayetin bölgedeki dengelere de büyük bir etkisi olacak. Hem aileye büyük bir darbe oldu, hem de medrese faaliyetlerine büyük bir darbe oldu. Bundan sonra bu tür sulh davalara bakacak aileler ve kişiler de kendi can güvenliklerini düşünüp, korkuya kapılacaklar. Bu tür davalara girmek istemeyecekler. Girmedikleri zaman da özellikle kan davaları büyür ve önü alınamaz. Ki bunun bazı örneklerini Hakkari'de falan bizzat şahit oldum” açıklamasında bulundu.

ABDÜLKERİM HOCA'NIN AİLESİ SULHTAN YANA
Yüksel “Bu işin kan davasına gideceği yok. Böyle bir aile de değiller. Abdülkerim Hoca’nın ailesi sulhtan yana. Kan davasını çözmek için uğraşan bir aile, zaten böyle bir işe kalkışmaz.”dedi.

Kemal Sala / milligazete.com.tr

24 Ocak 2020 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.