Erdoğan: Hiç kimsenin çıkarları uğruna bölgeyi ateşe atmaya hakkı yok

Rus gazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya iletecek olan TürkAkım doğal gaz boru hattının açılışı yapılıyor.

Video için play'e tıklayın

"Bölgenin vesayet savaşlarının sahnesi haline gelmesini istemiyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan İran ABD gerilimi için önemli açıklamalarda bulundu.

"Amacımız gerilimi düşürerek yeniden aklıselimi hakim kılmaktır diyen Erdoğan şunları söyledi.

Coğrafyamızda artık yeni bedeller ödemeye kimsenin mecali kalmamıştır. Müttefikimiz ABD ile komşumuz İran arasında bir süredir devam eden gerilim hiç arzu etmediğimiz bir noktaya ulaştı. Savaş tamtamlarının çaldığı bu kritik süreçte diplomasinin tüm kanallarını kullanarak tansiyonu düşürmeye çalışıyoruz.

Hiç kimsenin sadece kendi çıkarları uğruna Irak başta olmak üzere tüm bölgeyi yeni bir ateş çemberine atmaya hakkı yoktur. Elimizdeki tüm imkanları seferber ederek bölgemizin kan ve gözyaşına boğulmasına izin vermeyeceğiz.

Türkiye olarak ne Irak'ın ne Suriye'nin ne Lübnan'ın ne de Körfez bölgesinin vesayet savaşlarının sahnesi haline gelmesini istemiyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sayın Putin ve heyeti başta olmak üzere, açılışa teşrif eden tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyorum. Sizleri ülkelerimiz ve bölgemiz açısından böylesine anlamlı bir açılış programı vesilesiyle İstanbul’da ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum.

Öncelikle ilk haftasını geride bıraktığımız 2020 senesinin ülkelerimiz, halklarımız ve tüm dünya için esenlikler getirmesini diliyorum. Sizlerin şahsında tüm dostlarımızın yeni yılını gönülden tebrik ediyorum.

Türkiye ile Rusya arasındaki yakın işbirliğinin son nişanesi olan TÜRKAKIM doğalgaz boru hattının açılışı münasebetiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz.

"Hattı başarıyla tamamladık, şimdi açılışını yapıyoruz"

TürkAkım, Rus dostlarımızla beraber büyük emek harcadığımız, hem ikili ilişkilerimiz, hem de bölgemizdeki enerji haritası bağlamında tarihi nitelikte bir projedir. Projenin hattının deniz bölümünün tamamlanması münasebetiyle değerli dostum Putin’le geçtiğimiz yıl yine İstanbul’da bir tören düzenlemiştik.  Allah’a hamdolsun geride bıraktığımız bir sene içerisinde, hedeflediğimiz şekilde hattı başarıyla tamamladık ve işte şimdi açılışını yapıyoruz.

Proje sayesinde 31,5 milyar metreküplük doğal gazın 15,75 milyar metreküpü aracı hiçbir ülke olmadan doğrudan ülkemize ulaşacaktır. Böylece 15 milyon hanenin yıllık doğal gaz ihtiyacını da karşılamış olacağız. TürkAkım Projesinin ülkelerimiz ve bu hattan faydalanacak tüm dostlarımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum.  Projenin hayata geçirilmesinde emeği ve katkısı olan herkese şükranlarımı sunuyorum.

"81 ilimizin tamamına doğalgaz arzı sağlamış bulunuyoruz"

Türkiye, OECD ülkeleri arasında 10’uncu en büyük enerji piyasasına sahiptir. Bugün itibariyle 81 ilimizin tamamına doğalgaz arzı sağlamış bulunuyoruz. Nüfusumuzun yüzde 79’u, yani 53 milyon vatandaşımız doğal gazı aktif bir şekilde kullanıyor. Bu sayı yaptığımız altyapı yatırımlarıyla gün geçtikçe artıyor.

"Hedefimiz, ülkemizi küresel enerji merkezlerinden biri haline getirmektir"

Avrupa ülkelerinin proje kapsamındaki ikinci hattan gelecek Rus gazına yoğun ilgi gösterdiğini görüyoruz.  Türkiye olarak, son yıllardaki yatırımlarımızla, kendimizle birlikte bölge coğrafyası için de önemli bir doğalgaz arz kapasitesi ve ticaret merkezi oluşturacak altyapıya kavuştuk. Bundan 1 ay önce bölgemizin en stratejik hatlarından biri olan TANAP’ı, aziz kardeşim Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’le birlikte resmen hizmete açtık.

“Enerji’nin ipek yolu” olarak görülen TANAP’la, 16 milyar metreküplük Azerbaycan doğalgazını Türkiye ve Avrupa’nın istifadesine sunduk. İlerleyen yıllarda TANAP’ın taşıma kapasitesini önce 24 milyar metreküpe,  inşallah ardından da 31 milyar metreküpe çıkarmayı planlıyoruz.

Ayrıca, yeni arz kaynaklarının ortaya çıkarılması ve mevcut rezervlerimizin geliştirilmesi doğrultusunda karada ve denizde hidrokarbon arama ve üretim faaliyetlerinin artırılması için çalışmalar yürütüyoruz. Hedefimiz, ülkemizi küresel enerji merkezlerinden biri haline getirmektir.

Türkiye olarak kesinlikle bölgesel gerilim peşinde değiliz, asla da olmadık.

"Gelin Akdeniz’i çatışma değil, işbirliği sahasına dönüştürelim"

Doğu Akdeniz’de süren hidrokarbon arama faaliyetlerimizin tek amacı, ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin menfaatlerini korumaktır. Her fırsatta tekrarladığımız gibi, Doğu Akdeniz’de ülkemizin dışlandığı hiçbir projenin ekonomik, hukuki, diplomatik bakımdan hayata geçme şansı yoktur.

Akdeniz’deki en uzun kıyı şeridine sahip Türkiye’nin, bu bölgeyle ilgili her türlü projede söz söyleme hakkı elbette olacaktır. Buradan tüm kıyıdaş ülkelere yaptığımız işbirliği çağrımızı tekrarlamak istiyorum. Gelin tarih boyunca medeniyetlere beşiklik yapmış Akdeniz’i çatışma değil, işbirliği sahasına dönüştürelim. Bize bir adım gelene çok daha fazlasıyla gitmeye hazırız. Karşılıklı saygı ve hakkaniyet temelinde her türlü işbirliğine varız.

Gerek TANAP, gerekse bugün açılış gururunu yaşadığımız TÜRKAKIM, ülkemizin işte bu vizyonunun en somut nişanesidir. Muhataplarımızdan beklentimiz, Türkiye’nin uzattığı bu samimi işbirliği elini geri çevirmemeleridir.

"Komşumuz Rusya ile münasebetlerimiz çok daha köklüdür"

Bu sene Rusya Federasyonu ile modern dönemdeki diplomatik ilişkilerimizin kuruluşunun 100’üncü yılını kutluyoruz. Ancak, komşumuz Rusya ile münasebetlerimiz çok daha köklüdür.

Osmanlı Sultanı İkinci Bayezid'e 1492 yılında Çar Üçüncü İvan’ın gönderdiği mektup, Türk-Rus ilişkilerinin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Dolayısıyla iki komşu devlet arasındaki münasebetler, 500 seneyi aşan bir derinliğe ulaşıyor. Avrasya coğrafyasının iki köklü devletinin işbirliği yaptıklarında, bunun hem insanlarımız, hem bölgemiz için nasıl olumlu neticeler getirdiğini biliyoruz.

İstiklal Harbimizde Rus dostlarımızdan gördüğümüz desteği unutabilmemiz mümkün değildir.

Soğuk Savaşın en keskin dönemlerinde dahi Rusya ve Türkiye, komşuluk hukukunun zedelenmesine müsaade etmemişlerdir.

"Komşumuz Rusya ile münasebetlerimiz çok daha köklüdür"

Son dönemde de, fikir ayrılıklarımızın ortak çıkarlarımızın önüne geçmesine izin vermedik. Sayın Putin’in güçlü iradesiyle ilişkilerimizde çok farklı bir ivme yakaladık. 1980’lerde 300-400 milyon dolar civarında seyreden ticaret hacmimizde, artık 100 milyar dolarlık hedefi konuşuyoruz.

Özellikle son 3 yılda ikili ticaretimizde düzenli artış yaşıyoruz. Turizmde her sene yeni bir rekor kırılıyor.  Müteahhitlerimizin Rusya’da üstlendikleri işlerin toplamı 75 milyar dolara ulaştı. Karşılıklı yatırımlarımız 10’ar milyar doları aştı.

"TürkAkım projesi ise yeni dönemin sembol eserlerinden biri olacaktır"

Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesinde de ciddi bir aşamaya geldik. İnşallah ülkelerimiz için son derece önemli olan bu projeyi de planladığımız takvime uygun şekilde tamamlayacağız. Bugün açılışını yaptığımız TürkAkım projesi ise yeni dönemin sembol eserlerinden biri olacaktır.

Sahip olduğumuz potansiyeli tam manasıyla harekete geçirdiğimizde, ortaya çıkacak katma değerden tüm bölgenin istifade edeceğine inanıyoruz.

Tıpkı bir Rus atasözünde ifade edildiği gibi “akıllı yol arkadaşı, yolun yarısı” demektir.

Biz de “önce refik sonra tarik” diyen, yani yol kadar yol arkadaşının da önemli olduğuna inanan bir milletiz. Türk-Rus dostluğu, ortak projelerle son yıllarda bu gerçeği defalarca ete kemiğe büründürmüştür. İnşallah önümüzdeki dönemde de Türkiye ve Rusya’nın, iki komşu ülke olarak yol arkadaşlığını kararlılıkla sürdüreceklerine inanıyorum.

08 Ocak 2020 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.