Osmanlı mirası Cami-i Kebir kapatılıyor!

Elazığ’ın Maden ilçesinde 1792 yılında inşa edilen ve Servet-i Fünun’a da konu olan kültür mirası Cami-i Kebir ve 510 yapı için, maden ocağının hafriyatından kaynaklanan heyelan riskinden dolayı boşaltma kararı alındı. Valiliğin maden ocağı işletmesi için tedbir alması beklenirken, önceki gün Cumhurbaşkanı kararıyla Cami-i Kebir’in bulunduğu bölge riskli ilan edilerek, boşaltılması istendi.

Haber albümü için resme tıklayın

Osmanlı yadigarı 227 yıllık tarihi cami Cumhurbaşkanılığı kararıyla kapatılıyor. Elazığ’ın Maden ilçesinde maden ocağının hafriyatından dolayı koruma altındaki tarihi Cami-i Kebir için valilik daha önce boşaltma kararı vermişti. Valiliğin, heyelana neden olduğu tespit edilen maden ocağını kapatmak ya da denetlemek yerine 278’i konut ve 232’si iş yeri olmak üzere toplam 510 yerde tahliye işlemi başlatması büyük tepki toplamıştı. Tahliye edilen yapıların içinde 1792 yılında yapılan ve Servet-i Fünun’a da konu olan kültür mirası Cami-i Kebir’in de yer alması vicdanları sızlatırken, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere yetkililerin tahliye kararını durdurması bekleniyordu. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan, vicdanları yaralayan kararı durdurmak yerine Resmi Gazete’de yayımlanan kararıyla Cami-i Kebir’in içinde bulunduğu bölgeyi riskli alan ilan ederek, tarihi mahalle ve caminin boşaltılmasına hükmetti! Bu karar bölge halkında büyük şaşkınlık uyandırırken, camiler konusunda hassas olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın neden böyle bir karar verdiğine ise anlam veremediler.



VALİLİK NEDEN MADEN OCAĞINI DENETLEMİYOR?
1792 yılında Elazığ’ın Maden ilçesinde inşa edilen ve Serveti Fünun’a da konu olan Cami-i Kebir, 2010 yılında “1’inci grup korunması gereken kültür varlığı” olarak tescil edildi. Restorasyonu ve düzenlemesi için bölge milletvekilleri ve son olarak da Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Cihangir İslam tarafından TBMM’ye önerge verilmişti. Ancak gelinen noktada bölgede faaliyet yürüten maden ocağının hafriyat yığmasından dolayı heyelan riski oluştu. Valilik ise vatandaşları heyelan riskinden korumak için bölgede faaliyet gösteren maden ocağını denetleyip, gereken tedbirleri almak yerine kültür mirası Cami-i Kebir’le birlikte toplamda 510 yapı için boşaltma kararı vermişti. Maden Kaymakamlığı’nın internet sitesinde yer alan ve Elazığ Valiliği tarafından hazırlatılan 22 Eylül 2017 tarihli raporda ise heyelan riskinin maden ocağının hafriyatından kaynaklandığı belirtilmiş ve detaylarıyla atılması gereken adımlar ise sıralanmıştı.

CUMHURBAŞKANILIĞI CAMİ-İ KEBİR’İN TAHLİYESİNİ İSTEDİ

Valilik kendi yaptırdığı zemin etüdünü bile dikkate almazken, vatandaşlar ise bu kararın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yetkililerin araya girmesiyle geri çekileceğini düşünüyordu. Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kararı durdurarak Cami-i Kebir’in boşaltılmasını engellemek yerine, Resmi Gazete’de yayımlanan yazıyla bölgenin riskli alan olmasına yönelik karar verdi. Bölge halkı ise tarihi Cami-i Kebir ile çevredeki 510 yapının maden ocağına kurban edildiğini ifade ederken, bu yanlıştan dönülmesini umut ediyor.



SERVET-İ FÜNUN’A KONU OLAN CAMİ RİSK ALTINDA
Öte yandan 1792 yılında yaptırılan Cami-i Kebir ve minaresi Servet-i Fünun’a da konu olmuş. Servet-i Fünun’un 11 Nisan 1899 sayısında da yer alan tarihi Cami-i Kebir’le ilgili şu ifadelere yer verilmiş: “Minarenin kapusu üzerinde şu levha nazar-ı dikkati tezyin ider: Şehen-şâh bî-müdânî veliyy-i ni’metimiz Sultan Abdülhamid Han-ı Sani Efendimiz hazretlerinin ahd-ı hümayûn din-pervanelerinden Mutasarrıf-ı Liva Hayri Bey kullarının himmeti ve ahalinin nakd gayretiyle şu belde-i İslâm’da ilk defa olmak üzere bin üç yüz on yedi sene-i hicriyesinde vücud pezîr oldu…” Cennet mekan Abdülhamit Han’ın mirası yok olmakla karşı karşıya kalırken, bölge halkı yetkililerin derhal harekete geçmesini istiyor.

21 Haziran 2019 - Kültür & Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.