Metrika

Fatih Altaylı’dan Ayasofya Camii’ne kepenk takılmasına sert tepki: Bu bildiğin görmemişlik

İstanbul'un fethinden sonra camiye çevrilen ve 2020 yılında yeniden cami olarak ibadete açılan Ayasofya Camii’ne kepenk takılması tartışmaları da beraberinde getirdi. Ayasofya Camii’nin 1500 yıllık tarihi güzelliğini bozan kepenk, 'kültürel miras' ruhundan da uzaklaştırdı.

Fatih Altaylı’dan Ayasofya Camii’ne kepenk takılmasına sert tepki: Bu bildiğin görmemişlik
Haber albümü için resme tıklayın

Cami olarak tekrar kullanıma giren, Diyanet İşleri Başkanlığına devredilen Ayasofya camiine kepenk takılması herkes tarafından tartışma konusu haline geldi. Fatih Altaylı’da bugünkü yazısında Ortaçağ mimarisinin en önemli eserlerinden biri olan Ayasofya Camii’ne kepenk takılmasını “Bağcılar Oto Galericiler Sitesi” benzetmesinde bulunarak tepki gösterdi.

Altaylı, “Defalarca restorasyon geçiren 300 yıllık yapıya uygun görülen girişin taş yapısının, ne dönemi ile ne de mimari üslubu ile alakası olmadığı gibi, üzerindeki yazıların da alakasızlığı dikkat çekiyor. Herkesin ortak görüşü “Olacak iş değil ama Türkiye’de ne yazık ki örneği çok” Ya da en azından o iğrenç plastik kaplamalar yerine, kesme taş ya da tuğladan geçici bir şey yapacaksın ki, bir nebze de olsa uyum sağlasın. Bu bildiğin görmemişlik” dedi.

Fatih Altaylı bugünkü yazısında şu ifadelere yer verdi:

Ayasofya Camii Müzesi’nin turist girişine yapılan kapı son birkaç günün en çok tartışılan, konuşulan meselesi idi.

1500 yıllık tarihi camiye, Ortaçağ mimarisinin belki de en önemli eserine “Bağcılar Oto Galericiler Sitesi” tipi bir giriş kapısı yapılması ve turistlerin camiye buradan girecek olması sert eleştirilere neden oldu.

Ben de gerek Youtube programında, gerekse Instagram hesabımda bunu eleştirdim.

İlle de bir giriş kapısı yapılması gerekiyorsa, bunun çok ince düşünülüp hesap edilmesi gerektiğine dikkat çektim ve Louvre’un girişini organize etmek ve müzeyi yıpranmaktan korumak için Louvre Müzesi’nin bahçesine ünlü mimar Pei tarafından yapılan Piramid’i örnek verdim.

Ve sordum “Hiç mi gözünüz yok, hiç mi izanınız yok” diye.

Bu arada restorasyon ve tarihi eserlerin korunması konusunda uzman mimar tanıdıklara da kapı ile ilgili fikirlerini sordum.

Hepsinin ortak görüşü “Olacak iş değil ama Türkiye’de ne yazık ki örneği çok” yanıtını verdiler. Hatta bazı diğer rezaletlerin de fotoğraflarını yolladılar.

Onları da paylaşacağım aşağıda.

Ayasofya Camii Müzesi’ne yapılan saçma sapan ve utanç verici kapı ile ilgili bu sert eleştirim üzerine, Kültür ve Turizm Bakanlığı Danışmanı, eski gazeteci arkadaşımız Tayfun Topal mesaj yolladı.

Topal’ın konu ile ilgili açıklaması şöyle:

“Ayasofya’da minarede restorasyon çalışması var ve bir süre devam edecek. Bu kapı da restorasyon devam ettiği için güvenlik amaçlı, bir süreliğine yapıldı. Müze tarafından giren insanlar restorasyonu süren minarenin altından geçiyor. Restorasyon sırasında minareden bir şey düşerse bir sorun yaşanmasın diye geçici bir yapı.”

Bu açıklama içimi bir nebze olsun rahatlattı.

Ama yine de çok içime sindiğini söyleyemem.

Geçici bile olsa böyle bir şey yapmak doğru değil.

Ya çelik konstrüksiyon bırakacaksın ki, geçici olduğu belli olsun ve güvenlik amacıyla yapıldığı anlaşılsın.

Ya da en azından o iğrenç plastik kaplamalar yerine, kesme taş ya da tuğladan geçici bir şey yapacaksın ki, bir nebze de olsa uyum sağlasın.
Bu bildiğin görmemişlik.

Tek tesellimiz ise geçici olması.

Ama bu arada yeri gelmişken, restorasyon konusunda uzman bir öğretim üyesi arkadaşımın yolladığı bir fotoğrafı paylaşayım.
Valide-i Cedid Camii’nin İmareti’nin kapısı.

Defalarca restorasyon geçiren 300 yıllık yapıya uygun görülen girişin taş yapısının, ne dönemi ile ne de mimari üslubu ile alakası olmadığı gibi, üzerindeki yazıların da alakasızlığı dikkat çekiyor.

Ama yine de Ayasofya’da işlenen taammüden cinayet ise buradaki ancak yaralama sayılır.

19 Oca 2024 - 13:21 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yenidevir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yenidevir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yenidevir Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yenidevir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.