Bırakın şu inadı da girin tövbe kapısından içeri

Abone Ol

Başkalarının hatası üzerine bir hayat tarzı seçiyorsunuz, Allah’ın emir ve yasakları üzerine bir hayat tercih etmeniz gerekirken. İman kapısından içeri girmediğiniz için içeride ne var ne yok bilemiyorsunuz. Oradaki güzelliklerden kendinizi mahrum ediyorsunuz.

Evet, iman edip günah işleyen elbetteki var. Çünkü insanın yaratılışında bu var. Her iman edip, İslâm’a gireni siz kusursuz mu zannediyorsunuz. Hayır, yok böyle bir şey. Günah işlemeyen sadece peygamberlerdir. Onlar dahi çok ağır imtihanla karşı karşıya kalmışlardır.

Bugün bir müslüman nasıl kusursuz olabilir? Nasıl günah işlemeden durabilir? Günah işleme fıtratı olmayan ancak meleklerdir. Günah işlemezse idi insan zaten melek olurdu. Ona da insan denmezdi.
Ha! Yüce Allah’ın emridir, haramlardan kaçınıp, helallerle amel etmek. Günah işleyen masum değildir. Büyük günah işleyen hiç masum değildir. Cezasını mutlaka çekecektir.

Eğer gerçek adalet olsa bu dünyada iken suç işleyen karşılığını görmelidir. Adaletsizliğin sorumlusu ise şuursuz müslümanlar ve de iman hakikatiyle tanışmak istemeyenlerdir.

Madden, bedenen, dünyevi makamen güçlü olmak, haklı olmayı doğurmaz. Bilakis adil olmayı doğurması gerekir. Çünkü o el ile düzeltme yetkisine sahiptir.

Zulmetmek, zalimlik yapmak ancak şeytani bir zihniyetin ürünüdür. Bunu yapan iman etmiş olsa da olmasa da böyledir.

“Ne yani eleştirmeyelim mi? Kötüleri ifşa edip insanları uyarmayalım mı?” dersiniz haklı olarak. Ama adil olmak gerekir. Hakikatlere göre hükmetmek gerekir.

Ya inançsız olabilirisiniz, deist, ateist bilmem falan filan olabilirsiniz, neticede insan olmadığınızı söyleyebilir misiniz? Hayır! O halde bu kin bu nefret neden? Savunduklarınızın doğruluğundan eminseniz insanları ürküterek kendinize çekebileceğinizi mi zannediyorsunuz? Doğrusu şaşkınlığımı gizleyemiyorum!..

Zaman zaman sosyal medyada şu ifade ettiğim durumlarla, hatta öylesine çirkefliklerle karşılaşıyoruz ki doğrusu bu kadar da olmaması lazım demekten kendimizi alamıyoruz.

Falan hoca, filan alim, vs vs şunu yaptı bunu yaptı. Fotoğraflar, videolar, ses kayıtları gırla gidiyor.
Bizde mi var bir cehalet bilemiyorum ama arkadaş birileri fevkalade tiyatro çevirebilir. Yani demem o ki islami kisveye sadece iman edenler mi sahip olurlar? Yook...

Bu memleketi bu hale getirenler kimlerdir? Söyleyeyim mi? Bu memleketi bu hale getirenler, Müslüman kisvesine bürünmüş dönmelerdir. Ancak, onları tespit etmek öylesine zor ki!

Esasen bu memleketi bu hale getiren onlardan çok, cehaletini gidermeyen müslümanlardır. Zavallı, dinini araştırıp, öğrenip, kulluğunu eda edip kendini ebedi hüsrandan kurtaracağına, birilerinin şeytani planının oyuncağı oluyor.
Bir kere yukarıda da ifade ettim, kul hata da yapabilir, günah da işleyebilir hatta büyük günah da işleyebilir. Sıfatı insanı günah işlemez mertebesine yükseltmez.

Yanlış olan, ‘bak âlimi dahi bu günahı işliyorsa’ diyerek İslâm’a saldırmaktır. Yani ki dinin tutarlılığı olsa onlar bu günahları işlemezdiler-e getirmeye çalışıyorlar.

Yani tabii ne yaparsanız yapın, siz inanmıyorsunuz diye İslâm hâk ve mükemmel din olmaktan çıkmaz. Keza Müslüman olup da günahkâr olanlar vesilesiyle de.

Şunu çok iyi bilmek gerekir ki iman etmiş herkes, ne kadar günah işlese de karşılığını Cehennem azabıyla cezası bitinceye kadar ödeyecek ve nihayeti imanından dolayı Cennet’e gidecek. Ancak, iman etmemiş olanlar, ne kadar masum olsa da asla ve asla Cehennem’den çıkamayacaklar.

İlk sözümü tekrar ediyorum: “Ne olur bırakın bu kör inadı da girin tövbe kapısından içeri, kurtarın kendinizi ebedi hüsran yurduna gitmekten.” Vesselam!..