Gündem

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı yönetimi ve manipülasyon nedir? Konusu, teknikleri ve örnekleri nelerdir? Mücahit Gültekin’in kitabından alıntılar..

Abone Ol

En tehlikeli yanlış doğruya en yakın yanlıştır! “Hayatımız mı Algı Yoksa Algı mı Hayatımız?

Mücahit Gültekin’in, altı bölüm halinde okurların idrakine sunduğu “Algı Yönetimi ve Manipülasyon” kitabı usta yalancıların yönettiği bir dünyada yaşadığımızın farkında olmamız gerektiğini veri ve tespitlerle kaleme almıştır.

Kitap bizi silkeleyecek, özümüze dönmemize yardımcı olacak, bize dayatılan olaylarda saklanan “gerçek amacı” görmemizi sağlayacaktır.  Kullanmadığımız mukayese özelliği ve sorgulanmayan neden ve niçinler gün yüzüne çıkacaktır. Hayatımızı ve kararlarımızı kendi benliğimiz, irademiz yokmuş gibi başkalarının iki dudağından çıkacak sözlere esir etmeyecek.

“Bir şeyin gerçek olması pek o kadar önemli değildir; fakat gerçek olarak algılanması çok önemlidir” Bu söz bir bakıma içinde yaşadığımız dünyayı da özetler. Yazar, kitlelerin zihninin kıyasıya savaşların verildiği bir savaş meydanına dönüştüğünü ifade ederek başlıyor sözlerine. Devamında, yalanı, yalancıyı ve yalana maruz kalanı irdeliyor.

En zorlu savaşlardan çok daha şiddetli bir biçimde etkisini gösteren psikolojik savaşların içerisinde algı yönetimi ve manipülasyonlar bireysel, bölgesel ve kitlesel anlamda dört bir yanımızı kuşattığından bahsetmiştir.  Gerçekle aramıza giren algı yönetmenleri ve manipülatörler; gördüklerimizi, duyduklarımızı ve hatta dokunduklarımızı nasıl yorumlayacağımızı belirlemek için profesyonel bir çaba göstermektedir.

Unutulmamalıdır ki “en tehlikeli yanlış doğruya en yakın yanlıştır.”

ALGI YÖNETİMİ VE MANİPÜLASYONA KARŞI DİRENMEK İÇİN HER ŞEYDEN ÖNCE FARKINA VARMAK GEREKMEKTEDİR

“Varacağı liman belli olmayan gemiye hiçbir rüzgâr yön vermez” sözü için yazar farklı bir bakış açısı sunmuş biz okuyuculara… “Varacağı liman belli olmayan gemiye her rüzgâr yön verir.” Eğer bir kişi günü birlik yaşıyor, yarın ne yapacağını bilmiyorsa manipülatörlerin elinden kurtulmayacaktır. “Eğer sizin kendiniz için planladığınız bir gelecek yoksa sizin için planlanmış bir geleceği yaşayacaksınız.”

“NİÇİN?” SORUSUNUN SORULMASINA İZİN VERİLMEMEK

Burada amacın gizlenmesi en önemli kuraldır. Süreç kandırmak için işler ama kimseye “seni kandırmak istiyorum” diyerek kandırılmaz. İşte burada algı yöneticisi ve manipülatör devreye girer. Sahte bir amaç üretirler. Kandırılan kişiye gideceği yol gösterilir ama o yolun nereye çıktığı saklı tutulur.

Türkçe’de sebep bildiren soru kelimesi (neden), amaç bildiren soru kelimesi (niçin) birbirlerinin yerine kullanılabiliyor. Sebep sorusu bizleri geçmişe, amaç sorusu ise geleceğe götürür. Sebepler olmuş olan şeylerle ilgilenirken, amaçlar olacak olanla ilgilenir.

KADIN AİLE VE ŞİDDET!

Terör ve İslam’ı yan yana getiren zihniyet; aile ve şiddeti yan yana telaffuz ettirerek aile kavramının içini boşaltmaya çalışmakta. Erkeği şiddet yanlısı kadını ise şiddet mağduru göstermektedir.

Niçin “kadına yönelik şiddet” bu kadar gündeme getiriliyor? Bu soruyu sormuyoruz. Sorabilsek kadına yönelik operasyonun farkında oluruz. Burada inanılmaz bir algı savaşı yürütülüyor. Verilmek istenen mesaj çok açık: “Kadın aile içinde şiddet görüyor, aile tekinsiz bir yer, kadınları erkekler sürekli dövüyor, öldürüyor! Kadınlar aile içinde, kocalarının yanında özgür değil!”

MARKALAŞTIRILAN HASTALIKLAR VE İLAÇLARI

Bir ilaç firması ilacı piyasa sürmeden önce o ilacı tavsiye edebilecekleri bir hastalığı var etmeleri gerekmektedir. İlaç firmaları olmayan hastalığın semptomları ile ilgili makale hazırlarlar. Ve bu makaleyi anlaştıkları tanınmış bir uzman tarafından yazılmış gibi dergilerde yayınlarlar.

Uzman etkisi bizi normalde yapmayacağımız şeyleri yapmaya yöneltir.

BAZEN AMAÇ HÂSIL OLDUKTAN SONRA MANİPÜLASYONU FARK ETMEK HİÇ İŞE YARAMAZ

Özgürlük kavramının ve bilimin, algı yönetmenleri ve manipülatörlerin elinde nasıl birer bombaya dönüştüğünü, yazar örnekler eşliğinde bizlere izah ediyor. Eşcinselliğin, İslam dünyasında ve ülkemizde nasıl pazarlandığını, sürecini ve yalanlarını tek tek ifşa ediyor.

Bir habere, bir olaya yapılacak ekleme onun algılanıp, yorumlanmasını kökten değiştirebilir. Nasıl mı?

ABD Irak’a yaptığı saldırı sebebini kimyasal silah(!) gerekçesine sığınarak gerçekleştirdi. Sonuç, kimyasal silah yok, ortada koca bir yalan ve o yalan üzerine kurulan bir milyonu aşkın masum insanın katli… “Bazen amaç hâsıl olduktan sonra manipülasyonu fark etmek hiç işe yaramaz.”

MANİPÜLASYONA KARŞI DİRENMEK

Son bölüm, bunca şeytani yönteme nasıl direnileceğine dair tavsiyeler içeriyor. Müslüman olaylara dirayet ve basiretle bakan kimselerdir. Sadece ekranın bizlere yansıtmaya çalıştıklarını değil, arkasında ne olduğuna da bakar. Basiretle bakmadığımız her olay düşmanın bizi kolayca etkisi altına alması demektir.

“Duygusal kişiler mantıklı açıklamalara karşı direnç gösterir.”

Algı yönetimi ve manipülasyonlara Kur’an’dan ayetler ışığında bakmayı teklif eden yazar, kandırılmaya yatkın kişilerin özelliklerini de ele almayı ihmal etmemiştir. Malcom X’in dediği gibi “Bütün uyuyanları uyandırmaya tek uyanık yeter.”

Mücahit Gültekin’in çok önemli bir konuyu ele aldığını ve konunun hakkını verdiği rahatlıkla söylenebilir.

Uyanık olmak, aklını kullanmak, diri kalmak ve tuzaklardan sakınmak için ‘Algı Yönetimi Ve Manipülasyon’ kitabını okumak sizlere ciddi fayda sağlayacaktır.  Ve emin olunuz ki iyi bir kitap okumuş olacak, çevrenizdeki herkese tavsiye edeceksiniz.

 “Bir insan için en acıklı şeylerden biri de, kendi rızasıyla, kararıyla, arzusuyla kendisine zarar vermektir.”

 Kaynak: yenidevir.com.tr- Maaile Dergisi